• 14 Mart 2016, Pazartesi 8:25
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Terörle Mücadele’de CIA eksikliği…

Dünyada 2001 yılı yepyeni bir saldırı anlayışının ortaya çıktığı yıl olmuştur.

11 Eylül günü Afganistan’ın dağlarında yaşayan bir grup insanın Dünya’nın bir ucu ve en güvenlikli ülkesi ABD’nin ticaret ve savunma merkezlerine yaptığı saldırı ile terör ulus aşırı bir yapıya bürünmüştür. 

Bu olay insanların bilinçaltına nerede olursanız olun teröre maruz kalabilirsiniz anlayışını yerleştirdi.

Gerçekten de öyle..

Terörle mücadele eskisinden çok daha güç durumda. Terörü bitirmek bir hayalden ibaret. Bu kabulleniş insanı çaresizliğe itmemeli. Amaç terörü bitirebilmek olmalı tabi ki ancak bu yapılamıyorsa en aza indirmek mantıklı olan ikinci yoldur.

Bu noktada devletlerin istihbarat örgütlerine çok büyük iş düşüyor.  Türkiye’nin terör konusundaki zafiyeti de büyük oranda istihbarattan kaynaklanıyor. Çünkü bu ülkenin istihbaratı dış konulardan ziyade iç meselelerle ilgilendi.

1970’li ve yıllarda istihbarat içerideki sağcı-solcu meseleleri ile ilgilenirken daha sonraki yıllarda yaklaşık 2000’lere kadar iltica kavramı ile meşgul oldu.

Son yıllarda da maalesef istihbaratın işi Paralel yapı ile mücadele etmeye yöneldi.

Böyle bir istihbarat anlayışı dışarıdan gelebilecek tehlikelerle mücadele edemez.

ABD’de istihbarat ikili bir yapı sergiliyor. CIA dış istihbarat işi ile ilgilenirken, FBI iç istihbaratı kontrol ediyor.

Ülke her an bir terör saldırısı altında, terörün dış destek almadan operasyonlarda bulunması güçtür. Acaba biz de bir CIA mi kurmalıyız?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık