• 14 Kasım 2016, Pazartesi 13:12
VahdetERDOĞAN

Vahdet ERDOĞAN

ABD İçin Endişeliyiz!

ABD'de geçtiğimiz günlerde, dünyanın merakla beklediği ve an be an takip ettiği başkanlık seçimi gerçekleşti. Bizim basınımız, ABD başkanlık seçimlerine ilgisini o kadar abarttı ki, seçimler sanki Türkiye'de cereyan ediyormuşçasına uzun uzun canlı yayınlar yaptı. Televizyonlar ve yazılı basının bu durumu hayli eleştiri de aldı.

ABD seçimlerinde ilginç istatistikler var. Demokrasi havariliği ile ün kazanan ve demokrasiyi dünyaya ithal etme görevi üstlenen ABD'de, seçimlere katılım oranı komik düzeyde. Kayıtlı seçmen 225 milyondan fazla olduğu halde sandık başına sadece 106 milyon kişi gitti. Ne kadar da az, öyle değil mi? Böyle düşük bir seçime katılma oranı ülkemizde gerçekleşse, ABD dâhil pek çok AB ülkesi, seçimlerin temsilinin zayıf olduğuna dair anında algı çalışmalarına başlarlardı. Gerçi onlara gerek kalmadan bizdeki dostları gazeteciler de aynı şeyi söylerlerdi.

İlginç istatistiklerden biri de şu. Cumhuriyetçi aday Donald Trump (%47,5), ülke genelinde rakibi Demokratların adayı Hillary Clinton'dan (%47,7) 230 bin daha az oy almasına rağmen, başkanlık için gereken 270 delege sayısını geçerek, seçimleri kazandı. Çok oy alarak seçimi kaybetmek de zor olmalı.

ABD'de her başkanlık seçiminde ikiden fazla adayın bulunmasına rağmen sadece iki aday yarışıyormuş gibi bir seçime şahit olduk. ABD, savaş ve lobileriyle dünyaya demokrasi dersi vermeye çalışırken kendi seçim sistemiyle demokrasinin özgür şekilde işlemesine müsaade etmiyor. Aslında ABD’de çok sayıda parti var. Yeşiller Partisi, Özgürlükçü Parti, Sosyalist İşçi Partisi bunlardan bazıları. Ancak ülke tarihine bakıldığında bunlardan sadece ikisinin Beyaz Saray için yarışabilecek çoğunluğa sahip olduğunu görüyoruz. Hadi, bu partilerin temsili zayıf diyelim, peki ABD medyası neden bunları hiç görmezden geliyor ve dünyaya seçimi iki adaylı bir yarışmış gibi sunuyor?

Aslında bütün bunlar, eksiği ve fazlasıyla birlikte Türkiye’nin seçim sisteminin ve demokrasi kültürünün ABD dahil çoğu ülkeden daha iyi olduğunu gösteriyor.

 

Donald Trump ve Türkiye

Donald Trump'ın seçilmesinin, Türkiye için ne anlam ifade ettiğini anlamak için öncelikle FETÖ yanlısı başının tavrına bakmak gerekir. Ayrıca, FETÖ’nün iadesi konusundan da meseleye bakmak gerekir. Trump'ın, Gülen karşıtı ifadeleri ve Gülen’in açıkça Clinton'a destek verdiğini açıklaması, iade edileceği kanısını ortaya çıkarsa da bu konuda farklı düşünüyorum. Gülen’in iadesi Trump'ı aşan bir durum. Yıllardır ABD'yi yöneten lobinin, Trump'ın iadeyi düşünse bile, buna izin vermeyeceğini düşünmek hayalcilik olmaz.

FETÖ terör örgütü lideri asla Türkiye'ye iade edilmeyecek, gerekirse imha edilecektir. Çünkü darbe girişimi olarak önümüzde duran ve tamamen Türkiye'de bir iç savaş denemesi olan 15 Temmuz girişimin arkasında ABD istihbaratının önemli rol oynadığını bilmeyen yok.

Donald Trump'ın Türkiye politikası konusunda neler düşündüğünü ve seçim öncesi söylemlerinin bir ehemmiyetinin olmadığı kanısındayım. Zira Trump'ın Türkiye'yi bir müttefik olarak tutmak, ABD çıkarlarına uygun olacağı için üslubunu ve tutumunu buna göre belirlemek zorunda kalacağını söylemek zor olmasa gerek. Türkiye, temelde stratejik olarak çok önemli bir ülke ve 15 Temmuz sürecini bertaraf ederek ABD nezdindeki yerini ve önemini güçlendirmiştir.  

 

Donald Trump ve Dünya

Trump'ın seçildiği gün, ilk açıklamalardan biri Avrupa birliğinden geldi. Zaten çatırdamalar yaşayan ve geleceği konusunda endişeler uyandıran birlik, açıklamasında açıkçası "artık her şey çok zor olacak" ifadesini kullandı. Avrupa Birliği ülkelerinin artık ABD ile ilişkilerinde zorluk yaşayacakları açık. Aynı şekilde Amerika müttefiki bir Arap ülkesi de benzer bir yaklaşım içerisinde olduğunu hissettirdi. İşin özetine bakıldığında, Donald Trump hem kendi ülkesinde hem de dünyada istenmeyen bir pozisyonda duruyor.  

Bunun ilk yansımaları, seçimin sonuçlandığı günden bu yana ABD'de yaşanan ve endişe verici boyutlara tırmanmaya başlayan olaylardan anlaşılıyor.

Son olarak Türkiye Dışişleri Bakanlığının "ABD'ye Seyahat Uyarısı" başlıklı yaptığı açıklamayı ise bir "ironi" yerine diplomatik bir hesaplaşma hamlesi olarak görülmeli ve desteklenmelidir. Yakın zamanlarda benzer açıklamaları art arda yapan ABD, umarım bu konuda artık daha fazla hassas davranır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

  • S.Lig
  • 1.Lig
  • 2.Lig Kırmızı
  • 2.Lig Beyaz
    Takımlar O G B M Av P
Şampiyonlar Ligi
UEFA
Alt Lig
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P
    Takımlar O G B M Av P

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık