Kurtuluş savaşının en zor dönemleriydi.İki kadın belirdi. İki kahraman kadın… Onlar tarihe not düşeceklerdi ve asla unutulmayacaklardı. Unutmadık da onları.

Adanalı Rahmiye Hanım… 1920 yılında Türkler ile Fransızlar arasında yapılan Kurtuluş Savaşına katılmıştı. Savaşın ilk zamanlarında görevi keşif ve cephe gerisinde kundakçılık yapmaktı. Bu görevlerini birçok kahramanlıkla gerçekleştirdi. Daha sonra cepheden bizzat çarpıştı. Öyle ki, Fransızlara karşı harekete geçildiği sırada, askerlerde yorgunluk ve korku sebepleriyle duraksama olunca, “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum, siz erkek olarak yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” diyerek askerlerin toparlanmasını sağladı. Aynı muharebede ateş hattında kalan iki arkadaşını korumak için ileriye atıldığında şehit oldu.

Halime Çavuş… Kastamonulu. Anne ve babasının “kızım gitme” şeklinde yalvarışlarını dinlemeden mücadeleye katılan bir isim. İlginç biriydi, uzun yıllar “Halim Çavuş” zannedildi oysa Halim değil Halime idi. Kurtuluş Savaşı’na giderken erkek kılığına girdi, erkek gibi tıraş oldu, saçını kazıttı ve kimseye kadın olduğunu söylemeden Türk askerinin arasına karıştı. Mühimmat taşımada görev yaptı. Düşmanın açtığı ateş sonucu bir ayağı sakat kaldı. Bir keresinde İnebolu’dan cepheye cephane taşırken Mustafa Kemal Paşa’ya rastladı. Ancak rastladığı kişinin O olduğunu bilmiyordu Mustafa Kemal Paşa “Sen üşüyor musun böyle?” diye sordu. “Bey, 100 bin kişi kurtulacak. Ben öleceğim de ne olacak?” diye cevap verdi.

Adı üstünde "Kurtuluş Savaşı' idi bu savaş. Memleket yaşasın diye binlerce kahramanımız kendini feda etti. Biz bu savaşta Doğu cephesinde; Ruslar ve Ermeniler ile, Batı cephesinde Yunanlılar ve onları destekleyen İngilizler ile, Güney Cephesinde de Fransızlar ve Ermeniler ile savaştık. Sonra Osmanlı'nın küllerinden Türkiye'yi kurduk. Savaştığımız ülkeler belliydi. Onlarla silahla, kalbimizle ve içimizde bulunan iman gücüyle savaştık. Başardık üstelik.

 

ŞİMDİ KİMLE SAVAŞIYORUZ?

Üst üste gelen kahpece saldırılar… Türkiye üzerinde hesapları olanlar… Kullandıkları taşeron örgütler… Kurtuluş savaşında cephelerimiz belliydi ve gidip savaşıp ülkemiz için şehit oluyorduk. Şimdi Dünyanın emperyalist güçleriyle ve istihbarat teşkilatlarıyla aynı savaşı veriyoruz. Bu da kurtuluş savaşı ama bu sefer cephemiz belli değil, savaştığımız kişiler ve devletler belli değil. Topu birden geliyor. Bizi kaosa sürüklemek ve iç savaş çıkartmak için her şeyi deniyorlar. Amaçları çok açık… "Biz güçlü ve kendi ayakları üzerinde duran bir Türkiye istemiyoruz" diyorlar. Güçlü bir ülkeyi kendi emperyalist amaçlarına aykırı görüyorlar. Evet, biz yine savaşıyoruz ama bu sefer görünmeyen kahpe bir düşmana karşı. Olsun, savaş savaştır. Her savaşta olduğu gibi yine devleşen kahramanlarımız var. Şehit olacağını bile bile, gözünü kırpmadan, darbeci askerlerin üzerine yürüyen ve şehit olan Ömer Halisdemirlerimiz var. Onlar Yeni kurtuluş savaşının kahramanları… Adları tarih kitaplarında altın harflerle yazılacak. Türk halkı ona kıyamete kadar dua edecek. Ömer Halisdemir bir sembol. O gece yüzlerce Ömer Halisdemir vardı.

 

İzmir Patlamasında Sessiz bir Kahraman

İzmir Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şubesi’nde motosikletli ’Şahinler Timi’nde görevli polis Fethi Sekin… O da artık kahramanımız. Saldırı anında, mermisi bitine kadar, teröristlerle çatıştı. Teröristlerden birini öldürdü, kendisi şehit oldu. Fethi Sekin, İzmir'de onlarca kişinin ölmesine ve yaralanmasına neden olacak bir olayı tek başına önledi. “Ben trafik polisiyim, benim görevim değil” demedi. Şehit olacağını ama onlarca masum insanın hayatını kurtaracağını bilerek harekete geçti, silahına davrandı, teröriste çatıştı. Ve şehit oldu. O artık bizim binlerce kahramanımızdan biri. Adı asla unutulmayacak, unutmayacağız.

İşin özü… Başaramayacaksınız! Bölemeyeceksiniz! Bizi birbirimize düşüremeyeceksiniz! Ne yaparsanız yapın, biz millet olarak sizin karışınızda olacağız. Biz hepimiz birer Rahmiye Hanım, Halime Çavuş, Ömer Halisdemir ve Fethi Sekin'iz. Siz, bizi kaosa sürüklemeye çalıştıkça biz daha güçlü olacağız. Siz, bizi yok etmeye çalıştıkça biz daha da çoğalacağız. Bizler Çanakkale'de, Kurtuluş savaşında, Kürt, Alevi, Çerkez olarak değil millet olarak, kardeşler olarak, vatanseverler olarak savaştık. Bu vatan, bu memleket, bu topraklar bizim, size asla bırakmayacağız. Acı çekeceğiz ama size boğun eğmeyeceğiz!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.