• 25 Ocak 2016, Pazartesi 13:42
VahdetERDOĞAN

Vahdet ERDOĞAN

Partilerin KIRMIZI ÇİZGİSİ Türkiye Olmalıdır...

7 Haziran seçimi öncesi koalisyon ihtimali, kamuoyu araştırma raporlarında belirmişti. Buna rağmen seçimden sonra ortaya çıkan koalisyon zorunluluğu, piyasalar başta olmak üzere pek çok alanda olumsuz etkisini göstermeye başladı. Kesin olan şu ki, Türkiye'nin neredeyse unutmaya yüz tuttuğu, bazılarımızın hiç bilmediği koalisyon dönemleri yeniden başlayacak.

7 Haziran sonrası geçen yaklaşık 10 gün içerisinde ortaya çıkan tablo, istikrar ve güvenin tesis edildiği ülkemizde büyük bir belirsizliğin eşiğine gelindiğini gösteriyor.

Endişelenmemize neden olan durumların başında, Türkiye'nin 12 yıllık istikrarının kazanımları üzerinden yükselen prestijli makro ölçekteki projelerin durdurulmasına ilişkin mahkeme kararları yer alıyor. Seçim öncesinde açıklanmayan söz konusu mahkeme kararlarının bir anda ortaya çıkması, kamuoyunda milli iradeye teşebbüs olarak algılanmasının yanı sıra, yargıda yuvalanmış çetelerin seçim sonrası belirsizlik durumunu fırsat bilerek harekete geçmiş olması bağlamında da okunabilir.

Neyse ki YSK, kesin seçim sonuçlarını açıkladı, böylece hükümet kurma çalışmaları start aldı.

Daha önceki yazımda "Şimdi ne olacak?" diye bir soru sormuştum.  Evet, geçen bir haftalık süreçte neler olduğunu gördük. Partilerin milli menfaatleri mi yoksa kendi menfaatleri mi önceledikleri konusunda, parti liderleri ve sözcülerinin açıklamalarından epeyce kanı edindik.  

Anlaşıldığı üzere, AK Parti karşıtlığı üzerine konumlanan muhalefet partilerinin, seçim sürecindeki ittifaklarını milletin önüne taşıyamayacakları aşikâr oldu. 2014 Cumhurbaşkanlığı seçiminde ittifak kuran CHP ve MHP, her yeni gün farklı açıklamalar ve kırmızı çizgiler ile kendi parti menfaatlerini ve siyasal geleceklerini milletin ve ülkenin menfaatinin üzerinde tuttuklarını ifade etmiş oldular.

HDP ise seçim sürecinde sergilediği Türkiyelilik ve ılımlı yaklaşım politikasını hızlı bir makyaj dökülmesi gibi yitirmeye yüz tutmuş durumda. Daha ilk günden koalisyonlar içerisinde yer almayacağını, ülkenin yönetimsiz kalması yönündeki tavrını açıkça ortaya koydu.

Türkiye önümüzdeki yaklaşık 5 haftalık süreçte partiler arasında sürecek temaslar sonrasında muhtemelen çeşitli koalisyon varyantları veya yeniden seçime gitme durumu ile karşı karşıya kalacak.

Bu süreç zarfında Doğan grubunun seçimin hemen sonrasında yaptırdığı ankette, gerçekleşebilecek muhtemel bir erken seçimde AK Partinin tek başına iktidara gelme ihtimalini gündeme taşıyarak muhalefet partilerine gözdağı verdiğine de şahit olduk.

Ayrıca on günlük periyot içerisinde gerçekleştirilen diğer kamuoyu araştırmalarında da, muhtemel bir erken seçimin yegâne galibinin AK Parti olacağı ve koalisyon ihtimalinin ortadan kalkacağına ilişkin sonuçlar ortaya çıktı. AK Parti dışındaki partilerin böylesi sonuçtan rahatsız olarak, mezkûr sonucun ortaya çıkmaması için bir koalisyon üretmek için telaşlandıklarını ifade edebiliriz. Örneğin CHP ve MHP arasında geçen Başbakanlık ikramları ve HDP'nin böyle bir koalisyona dışarıdan destek vereceği yönündeki isteklendirme çalışmaları bahsettiğimiz tablo hakkında yeterli dayanak teşkil ediyor.

Muhalefet partileri arasında ittifak temaşası sürerken AK Parti cephesinde ise büyük bir sorumluluk hali gözüküyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, milletin ve ülkenin menfaati için gereken her türlü fedakârlığı göstereceklerini çeşitli ortamlarda ifade etti. Cumhurbaşkanı ve AK Parti Kurucu Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da bir an önce hükümet kurulması için gerekli tüm temasları gerçekleştirmekten geri durmadı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın istikrarın en az kayıpla sürmesi için CHP Eski Genel Başkanı Deniz Baykal ile görüşmesi de toplum tarafından takdirle karşılandı. Söz konusu görüşmeye ilişkin olarak önce memnuniyetini dile getiren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bugün itibariyle böyle bir görüşmeyi doğru bulmadıklarını belirterek CHP'li Baykal'a yönelik ağır ithamlarda bulundu.

Yıllarca benzer tartışma ve ithamlarla vakit kaybeden ülkemizde her geçen gün anlıyoruz ki, milletin ve ülkenin menfaatini riske atan koalisyon ihtimallerinin kâbus kapılarını aralayarak şekillenmesi, kısa vadeli kayıpları üretmenin yanında milletimizin gerçeklerle karşılaşmasının da acı bir vesilesi olmuştur.

Hepimiz yüksek sesle söylemeliyiz ki, tüm partilerin kırmızı çizgisi Türkiye olmalıdır.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık