• 11 Şubat 2016, Perşembe 23:34
VahdetERDOĞAN

Vahdet ERDOĞAN

Suriye'nin Feryadı ve Kızılay

Suriye denince evlerini yurtlarını terk etmek zorunda kalan insanlar gelir aklımıza. Daha iyi bir yaşam hayaliyle göç eden insanlar, Avrupa'ya  iltica etmek için denizi aşmaya çalışan insanlar,Denizaşırı göçlerde hayatını kaybeden insanların suretleri gelir gözlerimizin önüne.

Suriye denince yedi düvelin  çıkarını korumak için cirit attığı sahipsizleştirilen diyarlar gelir aklımıza. Dünyadaki güç dengesini yeniden kurmak için yakılan, harap edilen diyarlar, petrol ve doğalgaz okyanusu üzerinde aç simsarların fırtına kopardığı diyarlar, 70 milletin vatanı Türkiye'ye tehdit savurmak için bombalanan diyarlar, Türkmenin, Kürdün ve Arabın birbirine kıydırılması için hareket edilen diyarlar gelir aklımıza.

Suriye denince İnsanım diyenlerin kendinden utandığı zaman diye işaretlenir takvimler. Suriye yılları, Merhametin bir kış güneşi gibi ender görüldüğü  zamandır, Vicdanın inim inim sızlaması gereken zamandır, Kardeşim diyenlerin meydana çıktığı zamandır, Yardımlaşmanın ve paylaşmanın konuşulması gereken zamandır.

Dini, dili, ırkı, siyasi yaklaşımı sorulmaksızın Suriyeli insanlara, destek olmak için farklı yardım kuruluşlarının, aktivistlerin, hayırseverlerin verdiği çaba yetmiyor. Türkiye'nin ev sahipliği yetmiyor bu yok oluşun sonuçlarıyla baş etmeye.  İşte bunun için ses vermeliyiz uluslararası yardım kuruluşlarının çığlığına.

Ne diyor örneğin Kızılay. Ya da diğer yardım elleri. Ölen insan sayısını, evsiz kalan insan sayısını, açlıkla karşı karşıya gelen Suriyeli savaş mağdurlarını ve maalesef 7 buçuk milyarlık dünyadaki üç yüz beş yüzü geçmeyen yardım elini.

Daha fazla gayret sarf etmeliyiz diyor, Anadolu'nun merhamet gemisi Kızılay. Evet 2 buçuk milyon insana kucak açtık ama hala ekmeksiz, sıcak bir yataktan mahrum insanlar yaşıyor diyor, tüm feryat eden kızıllığıyla. Yetmiyor, insanlar ölüyor, yeni göç dalgaları geliyor diye figan ediyor. Ve tüm gayretine rağmen eksik kalıyor, karşılayamıyor ihtiyaçları.

Her ay onlarca yardım tırı yollara çıkıyor, insanlık ayıbıyla başa çıkmak için. Gözünü hırs ve nefret bürüyen düşmanlıklara inat hepimizin şefkat kuyusunda biriken birkaç maşrapa ile savaşın yaralarına merhem olmaya çalışıyor. Hiçbir karşılık beklemeden, insanları ayırt etmeden imdat edenlere uzanıyor.

İnsan hakları  ve demokrasi diye bağıran ve gözlerini kör, dillerini lal, kulaklarını sağır eyleyenlere aldırmadan bir mümin şevkiyle, Anadolu'nun  fedakar, misafirperver ve kardeşçe paylaşan yüzü Kızılay oluveriyor.

Bugün Suriye için çaba gösteriyor Kızılay, geçmişteki  kardeşlik öyküsüne bir güzelini  daha eklemek için destek alıyor ana yurdundan. Ve herkese sesleniyor, insanlığın mayası paylaşmaktır, bölüşmektir, kardeşliktir, kucaklaşmaktır, sahip çıkmaktır diye…

Bu haykırışa kulak vermeliyiz. Bu insanca dayanışmaya el vermeliyiz. İnsanlık onurunu korumak, merhamet, vicdan ve adaletin ilanihaye sürmesini sağlamak için Kızılay nezdinde kendini bu hizmetlere adamış tüm yardım kuruluşlarının gücüne güç katmalıyız.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

yukarı çık