Adnan Oktar kimdir? Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Oktar kimdir nereli kaç yaşında tutuklandı mı?

2018 Adnan Oktar kimdir aslen nerelidir ve kaç yaşındadır? Adnan Oktar gözaltı son dakika haberleri yeni gelişmeler neler Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Oktar kedicikleri kimdir? Adnan Hoca olarak bilinen Oktar nereli? Hangi okullarda okudu? Geçmişte hangi suçlardan yargılandı? Kaç kez cezaevine girdi?

Adnan Oktar kimdir? Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Oktar kimdir nereli kaç yaşında tutuklandı mı?

1956 senesinin Şubat ayında dünyaya gelen Adnan Oktar Ankara'da doğmuştur. Babasını küçük yaşlarda kaybetmiştir. İlkokul ve Ortaokul eğitimini Ankara’da tamamlamıştır. Daha sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari Bölümü’nde eğitim almaya başlamış bir süre sonra okuldan ayrılmıştır. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne giriş yapan Adnan Oktar bu okuluda yarım bırakmıştır. Mahlası Harun Yahya’dır. Bu isim ile kitaplar yazan ve hazırlayan Adnan Oktar’a göre evrim doğrudan nazizm, materyalizm, Budizm ve Komunizm bağlantılı şeytani bir öğretidir. Adnan Oktar'ın yapılan operasyonla gözaltına alındığı sırada yanında yakalanan kadının kim olduğu merak edilmişti. Bir hayli bakımsız ve yaşlı gözüken kadının kedicik olduğu öğrenilince görenler gözlerine inanamadı. Adnan Oktar'ın yanında olan kişinin Didem Ürer olduğu yapılan kontroller sonrasında ortaya çıktı. Daha önce medyada çıkan fotoğraflarla gözaltına alınanlar arasında bir hayli fark vardı. Mali Suçlar Şubesine bağlı polisler tarafından İstanbul Çengelköy'deki evinde gözaltına alınan ve 32 ayrı suçlama yöneltilen Adnan Oktar, son 25 yılda ismi farklı soruşturmalar, suçlamalar ve açıklamalarla gündeme gelmiş bir isim.

Son yıllarda ise özellikle "kedicikler" olarak bilinen ve yapılanması içinde "kadın bacılar" olarak anılan kişilerle yaptığı televizyon programlarıyla öne çıkıyordu.

Yaptığı konuşmalarda "İslami yaratılış" adını verdiği teoriyi savunan ve Darwin'in evrim teorisini çürüttüğünü öne süren Oktar hakkında 1999 yılında da bugünkü gibi örgüt suçlamasıyla dava açılmıştı.

Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde yargılandığı o dava kapsamında verdiği ifadeler, yapılanmasının ilk yıllarına ilişkin de ışık tutuyor.

1956 yılında Ankara'da doğan Oktar, 1979 yılında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisini girdikten sonra kendi ifadesine göre "Adnan Hoca Grubu" isimli yapılanmasını da burada oluşturmaya başladı:

"Adnan Oktar'ın polisteki ifadesinde sindirmek istediği kişilere 'imamlar’ı aracılığıyla komplo düzenlettiğini itiraf etti. Oktar, polisteki ifadesinde, imamlarına emir vererek, cinsi münasebette bulunurken gizli video görüntülerini çektirdiği ya da pornografik görüntülere fotomontaj yaparak basın kuruluşlarına ve yakın çevrelerine göndererek sindirmeye çalıştığı kişilerin listesini de açıkladı." Adnan Oktar’ın en tanınmış “kediciklerinden” Ceylan Özgül, 2018 yılı başında Adnan Oktar’ın yanından ayağında terlik ve pijamalarıyla kaçtığını iddia etti. “Adnan Hoca”nın yanından kaçtığını söyleyen Ceylan Özgül, kediciklerin "içerdeki hayatı" hakkında bomba iddialarda bulunmuştu. Adnan Oktar'ın yakalandığı anda yanında bulunan kişi merak konusu olmuştu. Oldukça yaşlı ve bakımsız gözüken kadının kedicik Didem Ürer olduğu ortaya çıktı. Sosyal Medyada paylaşılan fotoğraflarla alakası olmayan kedicikler gözaltına alındıktan sonra gerçek görüntüleri de ortaya çıkmış oldu. En çok göze çarpan kedicikler ise Didem Ürer ve Gülgün Göktan oldu. Bir hayli bakımsız ve yaşlı oldukları ortaya çıkan kedicikler için sosyal medyada 'sahte avrat' operasyonu başlığıyla eğlence malzemesi oldu. İşte Adnan Oktar hayat hikayesi ve hakkında merak edilenler...

YANINDA DİDEM ÜRER VARDI

Adnan Oktar'ın bugün ortaya çıkan kaçma girişim görüntülerinde yanındaki kedicik dikkatlerden kaçmadı. Oktar'ın şoförlüğünü yapan bu kadını ilk başta kimse tanıyamadı. Ancak o isim, Oktar'ın televizyonunda yayınlanan programlarında daima en yakınında olan "kedicik"lerinden biriydi.

Gizli tanık 'kedicik' her şeyi anlatmış!

'Adnan Hoca' soruşturması bütün hızıyla sürerken bu yapıya ilişkin geçmiş dönemde açılan soruşturmalardaki bilgiler de ortaya çıkmaya devam ediyor. Adnan Oktar ve adamları hakkında açılan ancak 2013'te zaman aşımından düşen davanın dosyasındaki 'Gizli Tanık' ifadeleri örgütün o dönemdeki faaliyetlerine de ışık tutar mahiyette... Bu soruşturmada '3 Numaralı Gizli Tanık' olarak ifade veren bir mağdur, Adnan Hoca grubunun içinde kaldığı dönemde yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatıyor.  

"Telkinlere inandım"

İfadelerdeki detaylar yapılanmanın içindeki çarpık ilişkileri ve yapının nasıl işlediğini de ortaya koyuyor. Örgüte çocuk yaşta girdiği anlaşılan ve örgüt içindeki 40'tan fazla kişiyle ilişkiye girdiğini söyleyen gizli tanığın ifadeleri şöyle:

"16 yaşımdayken, sonradan Adnan Hoca grubundan olduğunu öğrendiğim bir şahısla tanıştım. Bana dini telkinlerde bulundu, ibadet etmem gerektiğini ve bu ibadeti herkes tarafından bilindiği şekilde değil de günde iki vakit; sabah akşam ikişer rekât halinde ve her rekâtta birkaç kelime söyleyerek yapabileceğimi söyledi. Hatta çırılçıplak da yapabileceğimi söyledi. Bana mantıksız gelmişti ama yapılan telkinlerle ben de buna inanmaya başladım. Kısa bir süre sonra beni grubun diğer üyelerinin de kaldığı evlere götürmeye başladı. Erkek arkadaşımın telkinleri sonucunda kendisinin grubundaki diğer arkadaşlarıyla birlikte olmamın sevap olacağına inanmaya başladım."

"Hastalık kaptım"

"Bu dönemde arkadaş grubunun üyesi olan A.T, A.A, A.Ç, A.A.B, A.A, A.K, B.B, B.Y, B.S, H.A, C.Y, C.G, E.E, F.T, F.K, H.E, İ.T, K.K, M.M, M.D, N.A.K, N.N, O.B, U.Z, Ö.B, A.S.E, S.U, S.A, S.S, S.K, S.M, T.K, U.S.T adlı şahıslarla çeşitli şeklilerde ilişkiye girdim. Bu ilişkiler sebebiyle cinsel hastalıklara yakalandım. Tedavi gördüm. Bu hastalıklara diğer bazı kızlar da yakalanmıştı. Doktor bu hastalığın sebebini çok eşlilik olarak açıklamıştı. Grubun içinde 'Cariye' olarak bilinen kızların evine gidip gelmeye başladım. 'Abi' olarak nitelendirilen Adnan Hoca'nın yazdığı iddia edilen kitaplar sürekli okutuluyordu. 'Kardeşler' olarak nitelendirilen grubun evlerinde de sürekli ilişkiler oluyordu. Buradaki B.G, T.A.T, D.A, Ç.Y, S.S, B. ve İ. adlı kızlar da aynı şeyi yapıyordu."

"Tevrat Antalya'dan çıkacak"

"Adnan Hoca'dan '100 senede bir gelen kurtarıcı' olarak bahsediliyordu. Erkeklerle ilişkilerin Kardeşler'e ve Adnan Hoca'ya itaatin bir gereği olduğu, bunun bir 'hizmet' olduğu ve karşılığının da öbür dünyada görüleceği söyleniyordu. Onların arasından ayrılanın da cehenneme gideceği söylenerek sürekli baskı yapılıyordu. Grup üyelerine ağırlığın cinselliğe değil dini bilgilere verilmesi gerektiğini söylediğimde Abi'nin (Adnan Hoca) bu konuları iyi bildiğini, sadece itaat etmem gerektiğini söylediler."

"Lüksün cazibesi..."

"Evlerdeki koltuklar genelde altın varaklı aynalar, plazma televizyonlar, şirketlerde de genelde deri koltuklar kullanılarak lüks ve cazip bir hava oluşturuluyordu. Özellikle yatak odalarında yatağın karşısında aynalı bir dolap olurdu. Kişinin kendi boyun bölgesi ve (bazı mahrem noktalarına) bakması haram kabul edildiğinden bu bölgelerin ancak aynaya bakılarak görülebileceği söyleniyordu. Bir gün Ortadoğu'ya hâkim olunacağı, Antalya bölgesinden Tevrat'ın en eski halinin çıkacağı, bunun da bizim kutsal kitabımız ile aynı olacağı söyleniyordu. Kardeşler 'Abi'yi hayvanlarla konuşurken gördüklerini söyleyerek onu gözlerinde büyütmeye çalışıyorlardı."

"İncel bel" kontrolü

"Evdeki 5 kişiyle birlikte Adnan Hoca'nın Vaniköy'deki evine gittik. Gitmeden önce kardeşlerden birisi bana açık dekolte bir elbise giyerek gitmemi söyledi. Ancak ben kapalı bir kıyafetle gittim. Adnan Hoca geldiğinde yine kardeşlerin telkiniyle ayağa kalktım. Adnan Hoca oturduğu yerden yanına çağırdı. Elleri ile bellerimizin inceliğini kontrol etti. Dudağımı eliyle aşağı yukarı ittirip ağzıma baktı. Kitaplarını okumamızı, kardeşleri dinlememizi, şirket işlerine yardımcı olmamızı söyledi. Bir kadın ve erkeğin yalnız oldukları zaman ilişkiye girmeleri yasaktı. İlişki sırasında bir erkek odaya rahatlıkla girip çıkabiliyordu. Bizi ailelerimizden soğutmak için ailelerimizin 'münafık' olduğu söyleniyordu. Birinin tercih edilmesi gerekirse kendilerinin tercih edilmesi gerektiği ancak aileler tarafından para verilir ve bu paralar da 'Kardeşler' için harcanırsa ailelerin sevaba gireceği anlatılıyordu. 'Adamlık Dini' diye bir kitapları vardı. Bizim için ölçü bu kitaptı. Dış dünyayla temasa geçmeye başladığımda yaptığım şeylerin ne kadar korkunç şeyler olduğunu anladım. Bu şahıslarla irtibatı kestim."  

KAÇAN ÜYELERDEN ŞOK AÇIKLAMALAR

ADNAN Oktar ve grubuna yapılan operasyonun ardından grupta uzun yıllar kalan ve yakın zamanlarda ayrılan Ceylan Özgül ve Ümit Kuruca yaşadıklarını DHA’ya anlattı.

Ceylan Özgül, "2006 yılının sonunda örgüte dahil oldum. Üniversite yıllarının sonunda 24-25’li yaşlarda girdim. Örgüt zaman içerisinde evrim geçirdi. Benim girdiğim yıllarda televizyonları yoktu. Şu anda olan kıyafetler, görüntüler ve danslar yoktu. Benim dahil olduğum zaman 'Harun Yahya' ismiyle çıkartılan kitaplar, konferanslar gibi faaliyetler vardı. Bu faaliyetlerin faydalı olduğunu düşündüğüm için, bu şekilde beni kandırdılar" dedi.

"BULUNDUĞUM HÜCREDE KADINLAR HAPİS HAYATI YAŞARLARDI"

"Örgüt içinde ’hücre’ sistemi vardı. Herkes her şeyi bilmez" diyen Özgül, "Zaman içerisinde öğrenirsiniz bilgileri. Vakit geçirmeniz gerekir. Siz sadece kendi hücrenizde yapılan şeyleri öğrenirsiniz. Bana son zamanlarda bazı mahrem bilgiler açılmaya başlandı. Bunlardan bazıları da Türkiye aleyhine yapılan faaliyetlerdi. Bu bilgileri öğrendiğim 2013’te kaçma girişimim oldu. Fakat başarısız oldum. Çünkü benim bulunduğum hücrede kadınlar hapis hayatı yaşarlardı. Doktora bile yanınızda birisi olmadan, gidemezdiniz. Yanınızda gardiyanlar vardır. Doktor sizi kabinde muayene ederken bile yanınızdadırlar. Doktora gideceğim diye hastaneden randevu alıp, kaçmayı denedim. Fakat yakalandım. 2017’ye kadar baskı altında kaldım. 2017’de kaçtım" diye konuştu.

"BANA 'HER ŞEYİ SORGULAMA, SANA DENİLENİ YAP’ DEDİ"

Özgül şöyle devam etti:

''Örgütten ayrılma aşamasında beni ilk rahatsız eden Türkiye aleyhine faaliyetlerdi. Amerika’daki çok fazla sayıda düşünce kuruluşuna Türkiye hakkında verilmesi sakıncalı olan bilgiler veriliyordu. Kaçmadan önce Adnan Oktar’la bu konuyla alakalı kavga etmiştim. Bana 'Her şeyi sorgulama. Sana denileni yap’ demişti. Ben örgüt içinde yer alan hücrelerden ’Bacılar’ grubundaydım. Dışarıdan gelen bir kadının ’Bacılar’ grubuna sıfırdan girmesi çok nadir olan bir şeydi. Yeni gelenler genel olarak ’Kız kardeşler’ grubuna dahil oluyorlardı. Yeni gelenler eskilerin yanına çok fazla dahil olmuyorlar. Yeni dahil olanlar erkek arkadaş sistemi ile dahil olmaya başladılar. Burada haremlik, selamlık bir yapı söz konusuydu.''

"7, 10, 14, 17 YAŞINDA TACİZ EDİLEN KIZLAR VARDI"

Örgüt içerisinde küçük çocukları taciz ettiklerini söyleyen Özgül, "Örgütten ayrıldıktan sonra çok sayıda tehdit aldım. Bunun için yargıya başvurarak Adnan Oktar’a karşı uzaklaştırma kararı çıkarttım. Rahatsız olduğum ve kendimi güvende hissetmediğim için. Oktar’ın etrafında sadece silahlı kişiler dolaşıyor. Benim bulunduğum yerlere geldiği için ve bu tip tehditleri olduğu için yargıya başvurdum. Bunun üzerine örgütün bana karşı saldırıları, iftiraları ve itibarsızlaştırma çalışmaları çok daha fazla arttı. Örgütün en çok iç acıtan yaptığı suçlardan bir tanesi; 7, 10, 14, 17 yaşında taciz edilen kızlar vardı. Bunların arasında müşteki olanlar da var. Hiç azımsanmayacak sayıda değiller. Benim gördüğüm kadarıyla bu tacize uğrayanların müşteki sıfatıyla davaya dahil olmasının ardından süreç çok daha hızla hareket etti. Biz gittik yetkililere her şeyi anlattık. Arka planda neler olduğunu bilmiyorduk" dedi.

Adnan Oktar avukatından bunları istedi

Gözaltına alınarak Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen Adnan Oktar, avukatları Atanur Demir ve Heyam Fidan ile görüştü.

MEYVE SUYU, GÖMLEK VE ÇAMAŞIR İSTEDİ

Avukat Demir, "Müvekkilim Adnan Oktar 'Ben iyiyim' dedi.  Meyve suyu, elbise ve çamaşır istedi" dedi.

Avukat Demir müvekkiliyle akşam yine görüşeceğini sözlerine ekledi.

19 yıl önce Adnan Oktar'a operasyon yapan polisten çarpıcı açıklamalar!

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Adnan Oktar ile beraber 235 kişi hakkında 4 ilde toplam 120 adreste operasyon başlatıldı. Oktar'ın Çengelköy'deki evinde gözaltına alındı.

Adnan Oktar ve grubuna yönelik 1999 yılında düzenlenen operasyonun başında yer alan eski İstanbul Organize Suçlar Şube Müdürü Adil Serdar Saçan, bugün düzenlenen operasyonu DHA'ya değerlendirdi.  

"POLİS ÇOK TEHLİKELİ BİR ÖRGÜTÜN ÜZERİNE GİDİYOR"

Bugün İstanbul Emniyet'inden operasyona ilişkin yapılan açıklamaya dikkat çeken Saçan, "1999 yılında İstanbul Organize Suçlar Müdürü iken aynı gruba yönelik bir tek 'askeri casusluk' suçlaması hariç diğer bütün suçlardan dolayı operasyon yapmıştık. O operasyonların ardından 15 yıl kadar yargılandılar. Mahkemeleri uzata uzata zaman aşımından dolayı o dosya düşmüştü. Bugün yapılan operasyonun çok yerinde ve doğru bir operasyon olduğunu düşünüyorum. Böyle bir örgütün gerçekten var olduğuna inanıyorum. Polis iyi bir iş yaptı ve arkadaşları tebrik ediyorum. Toplumda hem  dini hem insani açıdan çok tehlikeli bir örgütün üzerine gidiyorlar" diye konuştu.

1999'DAKİ 'ADNAN OKTAR OPERASYONU'

1999 yılında yaptıkları operasyona ilişkin bilgiler paylaşan Adil Serdar Saçan şunları söyledi: "O dönem operasyon 110 kişiye yönelikti. Bugün yapılan operasyona ilişkin İstanbul Emniyeti'nin yaptığı açıklamaya göre 'askeri casusluk' suçlaması hariç yapılan bütün suçlamalar bizim operasyonumuzda da vardı. 'İnsanları zorla alıkoymak', 'küçük yaşta çocuklara istismar ve birlikte olmak' var. Organize bir suç örgütünün yapabileceği her şey var.  Örgüt, zengin ailelerin çocuklarına musallat olduğu için güçlüler. Bu çocukların belinde de silah var. Silahı da legal yollardan kullanan bir örgüt. Yani yasaların vermiş olduğu imkanları kullanan hem de bunları kendi amaçları doğrultusunda kötüye kullanan bir örgüt."

"HAKKIMDA 300'ÜN ÜZERİNDE DAVA AÇTILAR"

Düzenledikleri operasyonun ardından Adnan Oktar'ın başta dönemin Cumhuriyet Savcısı ve kendisi başta olmak üzere operasyonu yapanlara karşı yüzlerce dava açtığını kaydeden Adil Serdar Saçan, bu davalardan bazılarının halen daha devam ettiğini söyledi. Saçan, "Benim hakkımda 300'ün üzerinde suç duyurusunda bulundular ve dava açtılar. Bu suçlamalar nedeniyle halen daha devam eden yargılamalarım var. Kendilerine karşı kim bir operasyon yapsa onun üzerine gidiyorlar. Televizyon kanalları var ve burada durmadan iftira atıyorlar. Benimle ilgili 100'ün üzerinde program yaptılar ve karalama kampanyasında bulundular" dedi.

"BÜYÜK BİR PARA GÜCÜ VAR"

Adnan Oktar ve grubunun büyük bir para gücüne sahip olduğunu aktaran eski Polis Müdürü Saçan, bu güce de özellikle 'jön' denilen müritlerin zengin ailelerin kızlarını ayarladıklarını, onlarla birlikte olurken çekilen gizli kamera görüntüleriyle şantaj karşılığı para elde ettiklerini ileri sürdü.

"DİNLE HİÇ ALAKALARI YOK"

Adil Serdar Saçan, Adnan Oktar ve grubunun faaliyetlerini "dini bir kisve altında yürütüyorlar" şeklinde belirterek, "Bunlar güya İslamı modernize eden bir grup. Kendilerine göre yorumluyorlar. Aslında bunlar için İslam düşmanı en büyük grup diyebiliriz. Bir kere Adnan Oktar'ın dini bir eğitimi yok. Namaz vakitlerini sabah ve yatsı olmak üzere iki vakit kılıyorlar. Yani dinle hiç alakaları yok.  Dinin kurallarının tamamen dışında olan; münafığın da ötesinde bir grup oluyorlar. Bunu da dış mihrakların desteğiyle yaptığını biliyoruz. İnternete baktığınızda da İsrail'in o dinci gruplarıyla irtibatlarını göreceksiniz. Buna 'masonluk' belgesi verdiler. Ne yazık ki böyle bir yapıdan bahsediyoruz" şeklinde konuştu.

OKTAR BABUNA OLAYI:  BAŞLI BAŞINA BİR CASUSLUK OLAYIYDI

Saçan, bugün yapılan operasyonda 'askeri casusluk' suçlamasına yönelik ise "Hiç şaşırmadım. Dışarıyla bağlantıları var. Bir ara Türkiye'de Oktar Babuna ile ilgili 100 bin ünite kan toplandı. Bu kanlar Amerika'ya gönderildi. O dönem Sağlık Bakanı da söyledi, 'bizim gen haritamızı çıkartıyorlar' diye. Bu aslında başlı başına bir casusluk olayıydı. Amerika'da gönderilen bu kanlara ne olduğu  ise belli değil. Biz bunu bu şekilde belirttiğimiz halde o dönem böyle değerlendirilmedi" ifadelerini kullandı.

"OPERASYON BİR GÜNÜN İŞİ DEĞİLDİR"

"Bu operasyon bir günün işi değildir" diyen Saçan, "Mutlaka izleme ve dinleme faaliyetleri vardır. Mutlaka polisin ve savcılığın elinde ciddi deliller var ki böyle büyük bir operasyonun emri verildi. Büyük operasyonlar da bir maliyet işidir. Örgütlü suç operasyonları sebep- sonuç ilişkisi kurulmadan yapılmaz. Çok uzun bir zamanda çok iyi çalışıldığını düşünüyorum. Temennim bu tür örgütlerin Türkiye'de yaşamasına izin verilmemesidir çünkü hem topluma hem insanlığa hem de dine büyük zarar veriyorlar. Televizyonlarda görülen o kedicikler gerçekten zor durumdalar. Zorla ameliyatlar yaptırılıyor, zorla orada tutuluyorlar. Onlar için gerçekten çok üzülüyorum çünkü yapıyı iyi biliyorum. Cesaret edip de kaçabilenler oldu. Bu örgüt öyle dışarıdan görüldüğü gibi değil. Çok derin örgüttür" değerlendirmesinde bulundu.

"19 YIL SONRA HAKLI OLDUĞUMUZ ORTAYA ÇIKTI"

Adil Serdar Saçan, Oktar ve grubuna yönelik suç örgütü suçlamasıyla  ilk operasyonun 1999'da kendilerinin yaptığına dikkat çekerek, "Operasyonun ardından benim için çok büyük sıkıntılar oldu. Beni çok uğraştırdılar. 19 yıl sonra bu konuda haklı olduğumuz bir kez daha ortaya çıktı" dedi.

Adnan Oktar ile o dönem emniyette görüştüğünü anlatan Adil Serdar Saçan, şöyle konuştu: "Gözaltına alındığında kendisiyle görüştüm. Kendisine 'din adamı olup olmadığını' sordum. 'Hayır dinle bir ilgim yok' dedi. 'Arapça biliyor musun?' diye sordum, 'bilmiyorum' dedi. 'Dini kitapları ve fetvaları bizim çocuklar yazıyor' dedi. Biz onları aldığımız zaman, 28 Şubat döneminin paşalarına, 'Bize eziyet ediyorlar. Biz Atatürkçüyüz' diye mektuplar yazmışlardı. Sonra birden bire 'Fethullahçı' kesildiler. Şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi taraftarı oldular. Yani kimi güçlü görüyorlarsa ona biat ettiler"
Öte yandan Adnan Oktar ve grubuna yönelik 1999 yılında yapılan operasyonda 110 kişi gözaltına alınmış ve bunlardan aralarında Adnan Oktar'ın da olduğu 20 kişi tutuklanmıştı. Adnan Oktar, yaklaşık 8 ay tutukluluğun ardından tahliye edilmişti. Bu sabah İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından başlatılan operasyonda ise Adnan Oktar ile beraber 235 kişi hakkında 4 ilde toplam 120 adreste operasyon başlatıldı.

Bu sabah düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Adnan Oktar'ın mal varlığına el konuldu. Polis, trilyonlara hükmeden Oktar'ın Osmanlı padişahlarını kıskandıracak yaşantısını gün ışığına çıkarttı. İşte Adnan Oktar'ın mal varlığı...

İ'Kedicikleri' olarak bilinen kadınlar ile sık sık gündemde yer alan Adnan Oktar ve yaklaşık 235 kişi hakkında gözaltı kararının olduğu operasyon sabaha karşı başladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul merkezli 4 ilde başlatılan operasyon devam ediyor. Adnan Oktar'ın İstanbul'daki ev ve işyerlerinde arama yapılıyor. Aramalar devam ederken bazı belgelere de el kondu. Bunun yanı sıra Oktar'ın mal varlığına el konularak şirketlerine kayyum atandı. Polis, trilyonlara hükmeden Oktar'ın Osmanlı padişahlarını kıskandıracak yaşantısını gün ışığına çıkarttı. İşte Adnan Oktar'ın mal varlığı...

KANDİLLİ'DE 180 DERECE BOĞAZ MANZARALI SARAY YAVRUSU EVDE OTURUYOR

Şantaj çetesi kurmakla suçlanan Adnan Hoca, Cartier saat takıyor. Lacoste, Beymen ve Vakko'dan giyiniyor. Gömlekte Armani ve Ferre favorisi. Cherookee ve Mercedes otomobillere biniyor. Kandilli'de 180 derece Boğaz manzaralı 30 dönüm orman arazisine kurulmuş bir saray yavrusunda oturuyor.

EVLERİNE PADİŞAH TAHTLARI YAPILIYOR

Yazları Silivri'deki, Hollywood filmlerinden fırlamış, çifte yüzme havuzlu, göletli çiftlikte, sosyetenin katıldığı partiler veriyor. Evlerine, saltanatını pekiştirmek için padişah tahtları yaptırıyor. Mobilyaların altın varaklısını seviyor. Trilyonlara hükmeden Adnan Hoca, çalışmıyor. Bilinen bir işi yok. Peki, bu değirmenin suyu nereden geliyor?

ÇİFTLİĞİ 40 DÖNÜMLÜK ARAZİ ÜZERİNE KURULU

Adnan Hoca'nın Silivri Fenerköy'deki Pembeköşk adlı çiftliği 40 dönümlük bir arazi üzerine kurulu. Çiftliğe, üzeri işlemeli ahşap bir kapıdan giriliyor. Kapının üzerinde güvenlik kameraları var.

Girişin sağında ve solunda 2'si Doberman olmak üzere 4 tane köpek var. Adnan Oktar'ın camekanlı villası 2 katlı. Villanın arkasında ise arazi uzanıyor. Birisi büyük 2 yapay göl, atların koşturulduğu bir alan, yüzme havuzu, heykeller, fıskiyeler, büyüklü küçüklü çardaklar, padişah tahtlarını andıran işlemeli koltuklar ve sera yer alıyor.

Çardak dışında, balkonlu, merdivenli ahşap verandalar mevcut. Bahçede, yeni yapılmış bir barbekü partisinin izleri var. Garajda iki tane Grand Cheroki jeep, bir Mercedes, Kartal ve Siena marka otomobiller göze çarpıyor.

SARAYINA ULAŞABİLMEK İÇİN 750 METRELİK ÖZEL BİR YOLDAN GEÇİLİYOR

Adnan Hoca'nın Kandilli sırtlarındaki yaklaşık 30 dönümlük ormanlık arazi üzerine kurulu, saray gibi evine ulaşabilmek için, 750 metrelik özel bir yoldan geçiliyor. Yol boyunca uzanan ağaçların ve tellerin üzerinde 50'ye yakın güvenlik kamerası var. Yolda, 250 metre arayla, 4 ayrı demir kapı bulunuyor. Bu özel yol geçilince, 100 metrelik delikli parke döşeli bir başka yol başlıyor. Yolun sonunda Adnan Hoca'nın iki katlı evine ulaşılıyor. Evin çevresi, ayrıca tellerle çevrili. Arnavutköy, Bebek ve Kuruçeşme'yi gören evin dışı, koyu renk camla kaplı. Kapısı çelikten. Osmanlı tarzındaki kapının üzerinde, Arapça yazılar var. Ev antika döşeli. İçi, heykel cenneti. Koltuk ve yemek takımları altın varakla kaplanmış. Yerler mermer ve ahşap. Klimalı evde, çok sayıda uydu anteni dikkat çekiyor. Evin dışı, içerdeki bilgisayarlı, televizyonlu güvenlik sistemiyle gözetleniyor.

ÜNİVERSİTEYİ BİTİREMEDİ

2 Şubat 1956 tarihinde Ankara'da doğan Adnan Oktar, ilk ve orta öğrenimini Ankara’da, ortaokulu İstanbul Cebeci’de, liseyi de yine İstanbul Kurtuluş’ta okudu. Devlet Güzel Sanatlar Akademisi ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’nü de yarım bırakan Adnan Oktar, kendisine bir cemaat kurup kitaplar yazdı televizyon programları yaptı.

BİR DÖNEM HARUN YAHYA OLDU

Harun ve Yahya peygamberlerin adlarından türettiği Harun Yahya takma adıyla birçok kitap yazan Oktar, ateizm, Darwinizm ve siyonizm karşıtı kampanyalar yaptı uzun yıllar.

MASON DÜŞMANIYKEN MASON OLDU

Yıllarca Yahudilik ve masonluğun tüm kötülüklerin sebebi olarak anlatan Adnan Oktar, 2010'dan sonra birden bire görüş değiştirdi ve kendisinin de mason olduğunu açıkladı. Yahudi din adamları ve mason üstadlarıyla sık sık görüşüp madalyalar ve ödüller aldı...

İSMİ HEP TEHDİT VE ŞANTAJLA ANILDI

1990'lı yıllardan bu yana özellikle sanat camiası ve zengin gençlerden kurduğu bir cemaatin başında olan Adnan Oktar'ın ismi bir çok tehdit ve şantaj olayına karıştı.

19 AY BAKIRKÖY AKIL HASTANESİ'NDE YATTI

Adnan Oktar 1980'li yıllarda ilk kez cezaevi ile tanıştı. Yahudilik ve Masonluk üzerine ilk kitabını yayınlayan Adnan Oktar, o dönemde dini propaganda suçlaması ile 19 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak Oktar, cezasını cezaevi yerine Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde geçirdi.

1999'DA BUGÜNKÜYLE BENZER SUÇLAMALARDAN TUTUKLANDI

Adnan Oktar'a bugün gözaltına alınmasına neden olan suçlamaların benzerleri 12 Kasım 1999’da yapılan polis baskınında da yöneltildi. İstanbul polisi, 12 Kasım 1999'da 50 adrese birden düzenlediği baskınlara gerekçe olarak Adnan Oktar ve ekibini "şantaj çetesi" olarak suçladı. İşte o operasyonun ardından Adnan Oktar'ın polisteki ifadesi olara Hürriyet gazetesinde yayınlanan haberden bazı bölümler...

FOTOMONTAJ TEKNİĞİYLE ÜNLÜLERE ŞANTAJ İDDİASI

"Adnan Oktar'ın polisteki ifadesinde sindirmek istediği kişilere 'imamlar’ı aracılığıyla komplo düzenlettiğini itiraf etti. Oktar, polisteki ifadesinde, imamlarına emir vererek, cinsi münasebette bulunurken gizli video görüntülerini çektirdiği ya da pornografik görüntülere fotomontaj yaparak basın kuruluşlarına ve yakın çevrelerine göndererek sindirmeye çalıştığı kişilerin listesini de açıkladı."

GAZETELERE DÜŞEN İFADESİ

"Adnan Oktar, Emniyet'teki ifadesinde, manken Ebru Şimşek, dansözler Leyla Adalı ve Tanyeli'ye 'fahişe oldukları için’ şantaj yaptırdığını itiraf etti. Oktar'ın itiraflarına göre, şantaj listesinde politika dünyasından Mesut Yılmaz, Mehmet Ağar, Celal Adan, Meral Akşener; basın sektöründen de Dinç Bilgin, Zafer Mutlu, Fatih Altaylı, Ayşe Özgün, Ayşe Arman ve Savaş Ay'ın adı yer aldı. Hoca'nın imamları, Semra Özal'ın papatyalarından Nadire İçkale ile Eyilik Ailesi'ne de şantaj yapmışlar."

"BU KADINLAR CAYIR CAYIR YANACAK"

1990'lı yıllarda mayo giyen kadınlar için "cehennemde cayır cayır yanacaklar" fetvası veren Adnan Oktar, 2010'yu yıllarda bir anda "kedicikleri" ile gündem olmaya başladı. Adnan Oktar'ın dekoltede ve estetikte sınır tanımayan kedicikleri uzun yıllar gündemden düşmedi.

KEDİCİKLER DE CAYIR CAYIR YANACAK MI?

Geçmiş yıllarda mayolu bikinili kadınları cehennemde yanacaklar diye korkutan Adnan Oktar, Kedicikleri ile dekoltenin tüm sınırlarını yerle bir etti. Her biri "estetik harikası" olarak gösterilen kediciklerin dekolteleri ve çıplaklıkları kadar Adnan Hoca'nın kediciklerle canlı yayında televizyon ekranında yaptığı danslar da gündemden düşmedi uzun yıllar.

KEDİCİKTEN BOMBA İFŞALAR?

Adnan Oktar’ın en tanınmış “kediciklerinden” Ceylan Özgül, 2018 yılı başında Adnan Oktar’ın yanından ayağında terlik ve pijamalarıyla kaçtığını iddia etti. “Adnan Hoca”nın yanından kaçtığını söyleyen Ceylan Özgül, kediciklerin "içerdeki hayatı" hakkında bomba iddialarda bulunmuştu.

'DİKKAT EDİN SİZİ GİZLİCE ÇEKECEKLER'

Ceylan Özgül, Adnan Oktar’ın yanında kendisine ilişkin hiçbir kararı kendisinin veremediğini söyleyerek, yıllar önce değişen Türk Lirası’nı dahi tanımadığını öne sürdü. Ceylan Özgül, Instagram'dan yaptığı paylaşımda “Dikkat edin sizi kaydedecekler. Gizli kameralarla, açık kameralarla kaydedecekler. AVM'lerde resimlerinizi çekecekler. Sonra onların üzerinde oynayacaklar ve istedikleri amaca hizmet etmezseniz aleyhinize kullanmaya kalkacaklar. Korkmanıza gerek yok şeytanın hilesi zayıftır” ifadelerini kullandı.

CEYLAN ÖZGÜL ANNE BABALARA SESLENDİ

Ceylan Özgül instagram hesabından Adnan Oktar ve Kedicikleri hakkında şok suçlamalarda bulunmuştu. "Burdan anne ve babalara sesleniyorum çocuklarınızı bağrınıza basın, yanınızdan, dizinizden ayırmayın, ne derse desinler siz onların çok yakınında, göz mesafesinde durun." İşte Ceylan Özgül'ün o ifşaları...

İÇİNDEN ÇIKMAK ÇOK ZOR

Çocuklarınızın bu yapıların tuzağına düşmesi kolaylıkla mümkün ancak şantajlar, tehditler ve algı operasyonları nedeni ile çıkmaları çok uzun ve zorlu yıllara mal olabilir.

ANNEMİN CENAZESİNE BİLE GİDEMEDİM

Annemin cenazesine gidememiştim. Allah babamdan razı olsun beni bağrına bastı. Bundan sonraki ömrüm O'nun sağlığı ve mutluluğunu kollayarak geçecek.

NE DEDİYSE TERSİNİ YAPTI

Yıllarca masonluk üzerine kitaplar yazıp programlar yapan Adnan Oktar, son dönemde mason olduğunu açıklayıp masonların ne kadar masum olduklarını anlatmaya başladı... "Mayolu kadınları cehennemde cayır cayır yakan' Adnan Oktar, Türkiye'nin son yıllarına neredeyse çıplak gezen kedicikleriyle damga vurdu...

ADNAN OKTAR KİMDİR?

2 Şubat 1956 tarihinde Ankara'da doğan Adnan Oktar, babasını küçük yaşta kaybetti.

İlk ve orta öğrenimini Ankara’da, ortaokulu İstanbul Cebeci’de, liseyi de yine İstanbul Kurtuluş’ta okuyan Oktar, lise öğreniminden sonra 1979 yılında İstanbul’daki Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari bölümüne girdi. Bir süre sonra okuldan ayrılan Adnan Oktar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne devam etti. Oktar bu okulu da yarım bıraktı.

Harun ve Yahya peygamberlerin adlarından türettiği Harun Yahya takma adıyla birçok kitap yazan Oktar, ateizm, Darwinizm ve siyonizm karşıtı görüşleriyle biliniyor. Oktar, “kedicikler” olarak bilinen kadınlarla sık sık gündeme geliyor.

Adnan Oktar'ın şirketlerine kayyum atandı, bütün mal varlıklarına el konuldu

Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyonda gözaltı sayısı 166'a çıktı. Oktar'ın tüm mal varlıklarına el konulurken şirketlerine kayyum atandığı belirtildi. Haklarında gözaltı kararı bulunan diğer kişileri yakalamak için çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Başsavcılıktan "Adnan Oktar" açıklaması

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adnan Oktar'ın kaçmaya çalışırken gözaltına alındığını açıkladı.  

Adnan Oktar grubuna yönelik operasyona ilişkin açıklama yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "Başsavcılığımız tarafından 235 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş olup, İstanbul Emniyet Müdürlüğüne bağlı Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından örgüt lideri Adnan Oktar biraz önce kaçmaya çalışırken yakalanmıştır. Şüphelilerin yakalanma işlemleri devam etmektedir" denildi.

Operasyon kapsamında İstanbul'un 22 ilçesinde 115 adrese, Ankara'da 2 ilçede 33 adrese, Muğla ve Antalya'da ise birer adrese baskınlar yapıldığı belirtildi.

SİLAHLAR, ÇELİK YELEK VE ZIRHLI ARAÇ ELE GEÇİRİLDİ

Operasyonda çok sayıda silah, çelik yelek ve zırhlı araç ele geçirildi.

ADNAN OKTAR GÖZALTINA ALINDI

İstanbul Çengelköy'deki evinde gözaltına alınmak istenen Adnan Oktar ve korumalarının polise direndikleri öğrenildi. Bölgeye özel harekat polisleri gönderildi.Saat 08:35 sıralarında Adnan Oktar da gözaltına alındı. Ayrıca Adnan Oktar'ın canlı yayınlarını yapan A9 TV'ye de bu sabaha karşı operasyon düzenlendiği öğrenildi.

EMNİYET'TEN AÇIKLAMA... İŞTE YÖNELTİLEN SUÇLAMALAR

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:

"Emniyet Müdürlüğümüz Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından Adnan Oktar Suç Örgütü'ne yönelik olarak; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, reşit olmayanla cinsel ilişki, çocuğun kaçırılması veya alıkonulması cinsel taciz, şantaj, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, siyasi ve askeri casusluk, dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, özel hayatın gizliliğini ihlal, resmi belgede sahtecilik, terörle mücadele kanununa muhalefet, tehdit, cebir, iftira, halkı askerlikten soğutma, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, nitelikli dolandırıcılık, kaçakçılıkla mücadele kanuna muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, rüşvet, eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi, eziyet, kişisel verilerin kaydedilmesi siyasi hakların kullanılmasının engellenmesi, ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin engellenmesine dair kanuna muhalefet suçlarından 11.07 2018 tarihinde 235 şüpheliye yönelik olarak operasyon başlatılmıştır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.'

Gözaltına alınan Adnan Oktar'ın evinden adeta cephanelik çıktı

Adnan Oktar grubuna yönelik düzenlenen operasyonda ele geçirilen malzemeler şoke etti. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube ekiplerince Adnan Oktar'ın evinde yapılan aramalarda adeta bir cephanelik bulundu. Aramalarda ele geçirilen uzun namlulu tüfekler, tabancalar ve bunlara ait mühimmatlar dikkat çekti.

2018 Adnan Oktar kimdir aslen nerelidir ve kaç yaşındadır? Adnan Oktar gözaltı son dakika haberleri yeni gelişmeler neler Adnan Oktar mal varlığı şirketleri hangi ülkenin casusu? Adnan Oktar kedicikleri kimdir? Adnan Hoca olarak bilinen Oktar nereli? Hangi okullarda okudu? Geçmişte hangi suçlardan yargılandı? Kaç kez cezaevine girdi? 1956 senesinin Şubat ayında dünyaya gelen Adnan Oktar Ankara'da doğmuştur. Babasını küçük yaşlarda kaybetmiştir.  İlkokul ve Ortaokul eğitimini Ankara’da tamamlamıştır. Daha sonra İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimari Bölümü’nde eğitim almaya başlamış bir süre sonra okuldan ayrılmıştır. Ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe ve Tarih Bölümü’ne giriş yapan Adnan Oktar bu okuluda yarım bırakmıştır. Mahlası Harun Yahya’dır. Bu isim ile kitaplar yazan ve hazırlayan Adnan Oktar’a göre evrim doğrudan nazizm, materyalizm, Budizm ve Komunizm bağlantılı şeytani bir öğretidir. Adnan Oktar'ın yapılan operasyonla gözaltına alındığı sırada yanında yakalanan kadının kim olduğu merak edilmişti. Bir hayli bakımsız ve yaşlı gözüken kadının kedicik olduğu öğrenilince görenler gözlerine inanamadı. Adnan Oktar'ın yanında olan kişinin Didem Ürer olduğu yapılan kontroller sonrasında ortaya çıktı. Daha önce medyada çıkan fotoğraflarla gözaltına alınanlar arasında bir hayli fark vardı. Mali Suçlar Şubesine bağlı polisler tarafından İstanbul Çengelköy'deki evinde gözaltına alınan ve 32 ayrı suçlama yöneltilen Adnan Oktar, son 25 yılda ismi farklı soruşturmalar, suçlamalar ve açıklamalarla gündeme gelmiş bir isim.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık