• 12 Şubat 2016, Cuma 12:03
DenizBİNİCİ

Deniz BİNİCİ

Nezaketten Azade Akıl Sergisi

Güzergâhım gereği her sabah ara sokaklardan geçerek işe gidiyorum. Her gün aynı saatte çıktığım için aynı insan ve araçlarla karşılaşma şansım da artıyor. Bu sokaklardan birinde büyük bir mezarlık var. Geçtiğimiz haftalardan birinde, yine rutin olduğu üzere işe giderken birisini mezarlığa doğru dönmüş dua ederken gördüm. Saat 7 buçuk civarıydı. Ne ürkütücü ne korkutucu bir manzara, aman Yarabbim! Oysa son derece hayatın içinden ve hayatla barışık bir kültürün günlük hayattaki edası…

Kültürümüzün en temel özelliklerinden biridir, ölümle iç içe yaşama düsturu. Ölüm hayatın dışında bir olgu ya da kavrayış değildir. Hayatın tam içinde, hayattan bir parçadır. Ölümün hayatın içinde oluşu, hem bize ölümü hatırlatıp dünyanın faniliği doğrultusunda daha ılımlı daha sakin daha hırssız ve hatta belki daha mutlu yaşamayı telkin eder. Hem de yaşadığımız anın kıymetini bilerek daha kaliteli hayatlar yaşanması yolunda bir hatırlatıcı olur bize. Modernitenin ölümü dışlayarak unutturmaya çalışan gerçek üstü yüzü,dünyaya sırtını dönüp ve aynı zamanda dünyayı sırtına bir yük olarak alıp ölümün tüm yükleri hafifleten sıcak nefesine doğru dönen yüzle bertaraf edilir.

Oysa ölümün tatlı çağrısı, ne hoş bir ses bulur Yahya Kemal’in mısralarında;

Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde.

Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter

Ve serin serviler altında kalan kabrinde

Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter (Rindlerin Ölümü).

Kültürün ilmek ilmek dokunmuş bu ince veçhesi, ne yazık ki modern hayatın kaba sabalığı karşısında çok kırılgan. Sadece düşünce dünyamızı değil pratik yaşamsal alanımızı da biçimlendiren kültürün bu naif dairesi pratikten teoriye doğru dehlenirken, en sert anlamıyla kaba düşünce biçimleri ve pratikler insanı baştan ayağa sarıyor. ‘Ölüm var, ölüm!’ diye diye savrulan nidalar, ne yazık ki düşüncenin pratiğini yaşayamayan akıllar karşısında sadece semaya savrulmuş bir nida olarak kalıyor.

Diyeceğim o ki, kolaylaştırın zorlaştırmayın düsturu üzere biçimlenmiş olan hayatların naif ahengini kaybettiğimizden bu yana, hem zor hem de kaba hayatlar yaşıyor ve yaşatıyoruz. Anlaşılan o ki, modern insan aklı hayatını kolaylaştıracak kararlar verip, bu yönde davranışlar bütününü ayıklayıp benimseyebilecek öngörü, bilgi ve mantıktan azade.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık