• 05 Ocak 2019, Cumartesi 11:34
FatihGÖK

Fatih GÖK

Kaşıkçı Cinayetinden Krallığa Giden Yol

Öncelikle belirtmek isterim ki, bu konuda yazmak istemezdim ama rastlantı da olsa, medyada alışıldık isimlerin kaşıkçı cinayetini nereye bağlayacaklarını bilmez açıklamaları; belki bir şekilde yararı olur diye kısaca açıklamam gerektiği kanaatini oluşturdu.

Büyükelçilikler ve konsolosluklar konusu uluslararası ilişkilerin bir alt kolu sayılacak uluslararası hukuk konusudur…

Bu konuda birkaç soruya cevap aramamız gerekir ve bunların içindeki sorulara ayrıntılı cevap verilirse cinayetin nedenine çok daha kolay ulaşabiliriz.

Soru bir: Kaşıkçı kimdi ve neyi temsil ediyordu?

Soru iki: Neden konsolosluk gibi diplomatik misyonun en duyarlı yerinde cinayete kurban gitti?

Soru üç: Neden Türkiye’de?

Soru dört: Cinayete giden bir insanın hem görüntüleri hem de olay anının ses kayıtları yapıldıysa; önceden, işlenecek cinayet biliniyor demektir ki peki cinayete neden engel olunmadı?

Soru beş: Kral olan baba sorumlu tutulmazken neden Veliaht Prens Muhammed sorumlu ya da azmettirici ilan edildi?

Bütün bu sorulara en güzel cevabı küresel güçlerin yaklaşımları vermektedir.

Örneğin İngiltere: İngiltere'nin, Avrupa Birliği (AB) üyesi ortakları ile Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayeti gibi "vahşi insan hakları ihlallerine yönelik küresel yaptırım rejimi" üzerinde çalıştığı bildirildi.

Dışişleri Bakanlığından, AA muhabirinin yönelttiği sorulara verilen yazılı yanıtta, İngiltere'nin, Cemal Kaşıkçı'nın Suudi Arabistan'ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesinin hesabının sorulması gerektiği konusundaki net tavrını sürdürdüğü vurgulandı.

"İngiltere'nin ve müttefiklerinin atacağı adımlar iki şeye bağlı olacak." ifadesinin kullanıldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

"İlki, Suudi Arabistan’ın yapacağı nihai açıklamanın inandırıcılığı, ikincisi de böyle korkunç bir olayın asla tekrarlanamayacağına emin olmamızdır. AB üyesi ortaklarımız ile böyle vahşi insan hakları ihlallerine yönelik küresel bir yaptırım rejimi olanağını araştırıyoruz."

Açıklamada, İngiltere'nin herhangi bir karara varmadan önce Kaşıkçı cinayetiyle ilgili soruşturmanın sonucunu bekleyeceği vurgulandı.

ABD: Amerika’dan her zaman olduğu gibi bir birbiriyle çelişen en uç noktadan açıklamalar geldi. Veliaht Prensin kesin azmettirici olduğu vurgulanırken siyasi ve ekonomik nedenlerden dolayı olayın üstüne şimdilik gidilmeyeceği anlaşılmış oldu.

Rusya: Rusya’nın birkaç gün önce yaptığı açıklama bizdeki tariz sanatına benzemektedir. Rusya, “Kaşıkçı Cinayeti ile ABD’nin Suudi kraliyet seçimine müdahil ol(un)mamasını’’ istedi.

İsrail: Bu konuda açık fikir belirtmezken Prens Muhammed’in aklanması tarafında bir duruş gösterdi.

Türkiye’de ise yapılan operasyonun farkına sanırım varılmadı, ama çok da zekâ gerektirmeyen pazılın bir parçasına ulaşıldı: Türkiye- Suudi Arabistan ilişkilerine karşı yapılan bir eylemdi de neden? Bizimkiler nedenini anlamadılar.

Nedeni: İran-Arap çatışmasında, Arapların yanında yer almamamız istendi. Yemen’e karşı Koalisyona verdiğimiz anlamsız destek gibi kısa sürede pişman olacağımız bir noktada olmamamız istendi. Allah razı olsun (!) abilerden..

Çünkü Kaşıkçı, birkaç dolara dışarda öldürtülebilinirdi ve farklı ülke vatandaşlığı da olduğu söyleniyordu; neden o ülkelerin konsolosluğunda değil de Türkiye’de?

Sonuç olarak… Veliaht Prens Muhammed, kendisini ‘Zülkarneyn’e benzeten biri olarak bu cinayetten etkilenir mi? Bence hayır. Peki, bunu yapabilen İran’a savaş aç(a)maz mı? Bu şekilde eğer sıra dışı özellikle kraldan ya da kraliyet ailesinden bir darbe almazsa adam kral oldu demektir. Eee böylesi birini bende olsam ‘yaratıcı yıkım’ için kral yapardım.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık