• 06 Ocak 2018, Cumartesi 13:55
FatihGÖK

Fatih GÖK

Köpeklerin Dövüşü

Köpeklerin dövüşü (boğuşma) nasıl olur bilir misiniz?

Tabii ki köyde yaşayıp çoban köpekleriyle işiniz olmamışsa bilemezsiniz...

Köpekler genelde iki nedenle boğuşur.

Bir: Biri diğerinin sürüsüne ya da koruduğu alana girmişse ki bu durum kesinlikle boğuşma nedenidir.

İki: Bizi ilgilendireni kesinlikle ikincisidir. Bu durumda iki köpek bir birine yaklaşır ve taki aralarındaki mesafe bir metrenin altına ininceye kadar. Ama kesinlikle dış etken olmadan bir birlerine saldırmazlar, tamamen blöf yapma aşamasında denilebilir; yani çeneler uzatılır dişler dışarı çıkarılır ve ürpertici hırlamalar başlar. Bu durum yaklaşık bir dakika kadar sürer ama kesinlikle kapışma gerçekleşmez, kesinlikle sahipleri tarafından bir komut verilmemiş ya da hedef gösterilmemişse. Eğer dişlerin ete nasıl girdiğini görmek istiyorsanız, elinize bir taş alıp fazla sert olmamak koşuluyla ikisinden birine fırlatın ve hedef aldığınız köpeğin çıkardığı ses diğer köpeğin saldırısına neden olacaktır. Çünkü taşın isabet ettiği köpek zafiyet göstermiştir ve diğer köpeğin üstün gelme durumu oluşmuş demektir ve bu durum kesinlikle saldırıya neden olacaktır.

Bunu neden anlattım:İlk bakışta ‘Fars Baharı’ gibi anlaşılan olaylar Meşhed’den başladı. Bir kaç saat içinde de, İran’ın önemli şehirlerine yayıldı.

Uzun zamandır, Cumhurbaşkanı Ruhani ile Muhafazakârlar arasındaki çekişmenin olduğu bilinmekteydi. Ruhani’nin kardeşi Hüseyin Feridun, yolsuzluğa karıştığı için aylar önce tutuklandı. İran Cumhurbaşkanı’nın Birinci Yardımcısı İshak Cihangir’in kardeşi de aynı nedenle ile tutuklandı.

Ekonomik olarak İran’ın ciddi sıkıntı içinde olduğu bilinen durumdur. Öyle ki hükümetin bütçenin büyük kısmına hâkim olmadığı işaretini de, toplumuna deklare eden Ruhani’dir. Burada enteresan olan şey, Ruhani’nin açıklamalarındaki –Muhafazakarları-  hedef gösterme gayretidir.

Ayetullah Ahmed Hatemi’den oldukça önemli bir açıklama geldi: Ülkede 28 Aralık'ta başlayan ve hükümet karşıtı gösterilere dönüşen olayları yönetmek için ABD'nin Erbil ve Herat'ta operasyon odaları kurduğunu öne sürdü.

İran'ın başkenti Tahran'da kılınan Cuma namazı hutbelerinde konuşan ülkenin önde gelen din âlimlerinden Ayetullah Ahmed Hatemi, protesto olaylarının ABD tarafından planlandığını, mali desteğin de Suudi Arabistan yönetimi tarafından sağlandığını, "ABD'nin, Erbil ve Afganistan'ın batısındaki Herat kentinde operasyon odaları kurduğunu, buralardan İran'a silah gönderilip Şubat ayında işi bitirmeyi planladığını" ileri sürdü.

Protestolar sırasında atılan sloganlara da değinen Hatemi "Pehlevi atıklarından biri Şubat'ta İran'a döneceğini söylemiş. Bunun gibilere sesleniyorum, gelirseniz bacaklarını kırar ardından darağaçlarını hazırlarız" dedi.

Yıllardır beklenti ve alacak içinde olan ‘molla’ rejiminin sonu mu geldi?

Dikkat edilirse uzun yıllar Arap Devletlerine mesafeli duran İran yönetimleri, olan kriz durumunu çatışmasız olarak sürdürebilmeyi başarmışlardı. Taa ki İran İslam Devrimine kadar..

İran her zaman benim için bilinmesi gereken ve anlaşılması gereken önemli bir bölge devleti olmuştur. O nedenle yapabildiğim kadar sık ziyaret etmek istemişimdir. Bu durum, bana biraz olsun İran halkının beklenti ve özlemlerini anlama imkanı verdi.

Evet İran çok ciddi ekonomik sıkıntı içindedir. Halkın İran yönetimine karşı en önemli eleştirisi: ‘Bizim Filistin’le, Lübnan’la ve Suriye’yle ne işimiz var?’ bizler Arap’ları zaten sevmeyiz; aksine İsrail’i seven bir milletiz gibi sözleri sıkça duyabilirsiniz. Halktaki bezmişlik artık inceldiği yerden kopsun deme ve hareket etme noktasına çoktan gelmişti.

Bir önceki yazımda da bahsetmiştim: İran, çekişme içinde olduğu Suudi liderliğindeki Arap blokundan çok daha güçlü,siyasi ve sosyolojik yapıya dönüşmüştü. Bu durum, bölge içinde güvende hareket edip, isteklerini de empoze edebilme aşamasına dönüştürmüşken, durumun aslında hiçte görüldüğü gibi olmadığı anlaşılmıştır.

Peki Arap Koalisyonu bu güçle nasıl mücadele edecekti ki?

İşte en önemli  nokta tamda burasıdır. Taşın isabet ettiği durumdan da anlaşılacağı gibi İran olmuştur. İran’ın canın yanmasıyla çıkaracağı ses saldırı çanına dönüşecektir.Ama önce gücünün biraz daha törpülenmesi gerekli diye düşünüyorum. Mesela daha önce de bahsetmiştim: Yemen savaşını Arapların kazanması ve İran’ın içerde belki biraz daha hırpalanması gibi…

İyide bizim durum ne olacak diyorsunuzdur!..Tekrar tekrar söylüyorum, Türkiye güçlendirilecektir ama tamamen dış tazyikler nedeniyle. Çoğu zaman kelli felli görünen insanların sözüm ona kanaat önderlerinin(!) açıklamasını: Yeni bir kurtuluş savaşı veriyormuşuz gibi saçma sapan yaklaşımlarını sıkça duyuyorsunuzdur. Bu yaklaşımlar kesinlikle yanlıştır. Ben, sadece ülkem adına bu insanların nasıl olurda bu kadar popüler olabildiklerine üzülüyorum.

Sonuç olarak… size bir konunun toplumca yanlış bilindiğini ve zaman içinde belki işinize yarar diye doğrusu anlatmak istiyorum: Söylenir ya köpek saldırırsa oturacaksın, eğer size köpek saldırırsa kesinlikle oturmayın. Oturursanız kendinizi köpeğe kuşbaşı ya da kıyma olarak sunmuşsunuz demektir. Yapmanız gereken saldıran köpeğe sırtınızı dönmemek ve yavaş adımlarla arkaya doğru geri adımlarla gitmek olsun. Genelde saldırgan hayvanlar önden saldırmaz belgesellerde aslanları görmüşsünüzdür, avlarına hep arkadan saldırırlar. Hayvanlar genelde kazanacakları mücadeleye girerler bu mücadelede en önemli kısasları rakibin kendinden büyük olup olmamasıdır, oturmak sizi küçülteceği için…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık