• 24 Aralık 2017, Pazar 14:51
FatihGÖK

Fatih GÖK

Yemen Savaşı’nı Suudi Arabistan Kazanacak!..

Yemen’de Son Durum..

Yemen krizinde şimdiye kadar hiçbir hedefe ulaşamayan başta Suud ve BEA'nın, temel strateji değişikliğine gittiklerini gösteren birkaç olayla yazıma başlamak istiyorum.

 Cumartesi günü, Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerinin, Yemen'in başkenti Sana'nın doğusunda Husileri hedef aldığı hava saldırısında 25 militan öldürülürken, 10'u da yaralandı.Bu gelişmeden sadece birkaç gün önce, Yemen'de çuvallayan BAE ve Suud'dan ilginç hamle geldi:

Yemen'de Ali Abdullah Salih'in öldürülmesinin ardından BAE ve Suudi Arabistan, Yemen Islah Hareketi lideri ile bir araya geldi.

Yemen'deki son durumun değerlendirildiği toplantıya Suudi Arabistan ve BAE'den üst düzey katılım gerçekleşti.

 Yemen'de devrik lider Ali Abdullah Salih'in öldürülmesinin ardından sahada kendisine destek arayan Suud ve BAE'nin Islah Hareketi ile biraraya gelmesi dikkate değerdir.

 1990'lı yıllarda kurulan Yemen Islah Hareketi ülkenin önde gelen muhalif partilerinden biri olarak öne çıkmıştı.

Ayrıca Islah Hareketi'nin Suudi Arabistan ve BAE tarafından terör örgütü olarak görülen Müslüman Kardeşler Cemaati ile yakın ilişki içinde olduğu bilinen bir gerçek iken zaten Arap Baharı sonrasında da iktidar olan partiydi. Yani nasıl olurda karşı devrimle Islah Hareketi düşman görülüp ve kendilerine yakın Hadi yönetimi altında dahi müsamaha gösterilmeyen bir yapıyken, başta Husileri desteklemiş olmalarına rağmen, bu hareketle tekrar ittifak çizgisine gelindi?..

Ortadoğu’nun geleceği bu soruda gizlidir.

Bir diğer ilginç olay: BM Genel Kurulu'nun Başkanı Miroslav Lajcak'ın sözcüsü Brendan Varma, tasarının İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) dönem başkanı Türkiye ile BM'deki Arap devletleri adına Yemen'in talebiyle gündeme alındığını açıkladı.

Yemen’in meşru hükümeti Hadi yönetimi ve Islah Hareketi olduğunu BM kabul ediyor.

Mısır darbeci Sisi Yönetimi, İsrail’in emrine amade iken nasıl olurda karar tasarısını hazırlayıp ABD ve İsrail’e karşı Genel Kurula sunabilir?

Rahmetli Erbakan Hoca’nın söyleyişiyle,’’ Siyonistler, kendine hakaret ettirirken de bir insanı kullanabilirler.’’ dememiş miydi?

Bütün bu gelişmeler bize şunu göstermelidir: Nasıl olur da ABD tarafından, 11 Eylül’den sonra birçok uzman tarafından yanlış kanıya kapılmıştı. Afganistan da Taliban – İran düşmanı- ve Irak’ta Saddam’ın – İran düşmanı-  çökertilmesini İran’ın güçlendirilmesi yerine İran’ın çevrelenmesi olarak ifade edilmişti. Bugünkü Yemen konusu da benzerlik göstermektedir. Yani eğer istenilen İran-Suud savaşıysa ki durum açık olarak bunu gösteriyor. O halde Suudi’lerin desteklenip güçlendirilmeleri gerekmektedir. Yemen bu haldeyken; Suudi’ler ’in, İran’a karşı herhangi bir çatışmayı göze alamayacakları oldukça açıktır.

Türkiye konusuna gelince bizler ne yazık ki uluslararası ilişkiler de, her maçı kazanıp da bir türlü kupayı kaldıramayan takım gibiyiz. Bence: Türkiye, başını belaya sokmaması için şimdilik ekonomik krizle iştigal olacaktır…

Ortadoğu’nun önemli bir oyuncusu haline gelen Rusya’nın, doğacak bir İran-Suud savaşından nasıl yarar sağlayacağını bilmemiz, konunun anlaşılması açısından oldukça önemlidir. Yani herkes bu çatışmayı dört gözle bekler durumdadır ve çatışmanın sonucu şimdiden satın alındı bile.

ABD’nin Kudüs kararı, önce İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısında potansiyel bir karşı blok oluşturmaya yetmezmiş gibi; BM’nin almış olduğu karar da sanki ABD’nin yalnızlığa itilmesi gibi bir sonucu göstermektedir. Ama durumun, ABD’nin duruşu ve misyonu nedeniyle tam tersi bir safhaya kayıyor olması da oldukça ilginçtir. Çünkü yalnızlaşan ABD gibi değil de, sanki dünyaymış gibi algılanmaktadır.

Öyle anlaşılıyor ki ABD ’siz bir sistem şimdilik mümkün değildir. Bunun da farkında olan ABD, bütün Dünya’ya kafa tutar güçte olduğunu düşünmektedir. Yani diyebiliriz ki Dünya, durum itibariyle 5’ten küçükmüş!..

General Assembly (Genel Kurul) kararları tavsiye niteliğindedir. Önemli olan Security Council (Güvenlik Konseyi) kararıdır, buradaki sonuç önemlidir ve yaptırım getirir. Madem dünya samimi o halde Güvenlik Konseyi kararı alsın da görelim. Çünkü mevcut sonuç Dünya’yı küçültürken; ABD’yi büyütmektedir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık