• 13 Ağustos 2018, Pazartesi 11:00
Hija.Be

Hija. Be

Allah’ın İpi İle Müslüman Boğmak

Neyiniz var sizin?

Kaybediyoruz farkında mısınız?

Birbirimizi kaybediyoruz.

 

Çoğunuzun bir kez bile Türkçe mealini okumadığı Kuran-ı Kerim’ de buyuruluyor ki:

"Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın..."

(Al-i İmran sûresi 103. ayeti)

 

Siz Allah’ın  ipi ile başka bir Müslümanı boğuyorsunuz !

Birbirinizi ayrıştırıp, ufak sebeplerle saldırıyorsunuz!

 

Özellikle sosyal medyada Allah adına konuşarak kaybediyorsunuz. Karşınızdakinin sizi görmediğinden ötürü cahil cesareti ile edepsizliğin son noktasına çıkıyorsunuz.

 

Allah’ın size şah damarınızdan yakın olduğunu unutarak...

 

Allah’ı nefret kusmak için kullananlar, İslam’ı başkalarında kusur aramak için öne sürenler böylece tebliğ yaptıklarını mı zannediyor?

 

Üstelik buldukları en ufak kusurlar karşısında bir kahraman edası ile hesap sorup verilen cevabı da beğenmezler.

 

 

İşte böyle bir bir eksiliyoruz.

 

İnsanlar, bilhassa gençler dindarlardan soğuyor. Bizim mutlu olduğumuza inanmıyorlar bunu bilin. Yüzünüz asık, tatlı dilli değilsiniz. Elinizde sanki iman ölçer var ve size göre kesinlikle cennete giremeyeceğiz.

 

İslami sayfalarda 30 paylaşım varsa, 25’i net olarak kadınların nasıl giyinmesi gerektiğini ve kocasına itaat etmesini söylüyor. Çoğu “Gençlik nereye gidiyor” tarzında sorularla dolu. Nereye gidecek gençlik? Nefes alacak yer mi bıraktınız? Bu sayfalarda nasıl konuşulması gerektiği ile ilgili de tek bir yazı göremezsiniz. Bir Müslümanın konuşurken, yazarken de temiz olması farz. Yine benzer sayfalarda namaz kılmanın ne büyük bir mucize olduğunu okuyamazsınız.

Hâlbuki namaz direniştir. Namaz bir gencin en büyük gücüdür. Namaz Dünya size boyun eğsin diye rabbimize secde ettirir.

 

 

İslam dinine mensup olmayanların eleştirilerine açık değilsiniz çünkü cevap verebilecek en ufak bilginiz yok. Sadece “Hayırlı Cuma’lar”

 

Bazılarınızın öfkesini anlamıyor değilim.

 

Tesettürün yanına bile yaklaşmayan, muhafazakâr erotizm desenli şalları ile poz veren ve tekstil piyasasındakilerin nedense kendilerini paylaşmaları için uğruna öleceği hatunları ben de onaylamıyorum. Veya gerçek anlamda yokluk içinde yaşayan LGBT bireyleri varken, saçma sapan videolarla bir çantaya ev parası verenleri.

 

Ama sayfalarına girip hakaret etme hakkım yok.

 

Kendime bakıyorum. Bir dolu hata, yazmakla bitmeyecek eksiklik.

 

 

Sırf onaylamıyorum diye kendimi yaratıcı yerine koyup hüküm vermemek için gıyabında değil, yüz yüze nazikçe konuşmayı tercih ederim. Onu da yapamazsam, fazla eleştiri içermeyen ama bolca nezaket içeren mesaj atarım. Mesaj işe yaramıyor mu, isim vermeden hedef göstermeden hakaret içermeyen yazılarımı yazarım. Takip etmem, iş birliği yaptığı markalardan alışveriş yapmam. Bu kadarını yapabilirim.

 

Çok günahım varken bir şey söyleyecek yüzüm yok.

Çok eksikken, tamammışım gibi yazacak sözüm yok.

 

Bildiğim tek şey var.

 

Biz kaybediyoruz. Birbirimizin boynuna sarıldıkça kurtulamayacağız.

Bizim kurtuluşumuz birbirimize sarılmak.

 

Birbirimize bakmayacağımız o çetin hesap günü varken, birbirimizin kusurlarına bu kadar bakmamalıydık…

 

Kusuruma bakmayın.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık