• 03 Aralık 2018, Pazartesi 11:13
Hija.Be

Hija. Be

Danla Gibi Düşün, Şeyma Gibi Gez, Kardashian Gibi Harca

İşte bütün mesele bu.

Gençlerin üç dilek hakkı olsa, bunları isterlerdi...

Haksız da değiller.

Geçtiğimiz günlerde “Çocukları taciz ve sosyal medyadan koruma derneği” tarafından Enes Batur, Danla Biliç ve Kerimcan Durmaz'a çocukların zihinsel ve fiziksel gelişimini olumsuz etkiledikleri gerekçesiyle dava açılmıştı.

Ben davayı gereksiz buluyorum.

Evet, popüler kültürün ikonları ekranda, internette, dilimizde. En çokta zihnimizde.

Peki onları izlerken, takip ederken “Algı” dediğimiz o büyük nimeti gerçekten kullanıyor muyuz?

Önce kendimden başlayayım:

16 yaşındaki kızımın odasında bilgisayarı, tableti, telefonu var. Hatta telefonunu ilkokul 3’e giderken almıştık. Arada Youtube izler.

Hiç ödevlerini yap demem. Hiç bir zaman sorumluluklarını hatırlatmam. Aksine, sorumluluklarını yerine getirmediğinde sonuçlarına katlanmayı kendisi öğrendi.

Evet tableti telefonu bilgisayarı hep vardı ama uyumadan önce ona kitap okuyan bir annesi de vardı. Zamanla kütüphanesi de oldu..

Kendi kararlarını verebilen, fikirlerini bizimle özgürce paylaşma şansı olan bir insan.

Her dönem takdir aldı ki notları bizim için hiçbir zaman önemli olmadı. Önemli olan çabasıydı ve biz bunda samimiyiz.

O esnada Danla, Kerimcan ve Şeyma yine vardı.

Şeyma gibi gezmek istiyorsa eğitimini tamamlaması gerektiğini biliyordu. Kazandığı parayı da Kardashian’lar gibi dilediğince harcayabilirdi. Parlak bir fikre ihtiyacı olduğunda ise Danla gibi düşünebileceğinin de farkındaydı.

Eğlenmek için içkiye, güzel görünmek veya takdir kazanmak için çıplaklığa, gezmek için Acun’a, konuşurken dikkate alınmak için küfür etmeye, servet için evli bir adamdan bebek yapmaya ihtiyacı olmadığını idrak edebildi.

Özetle, izlediklerinin içinden kendisine fayda sağlayacak şeyleri algılamayı öğrettik.

Çocuklarınıza böyle anlatmayı denediniz mi?

Her yerde karşımıza çıkan bu kişileri sakın izleme demek ne kadar mantıklı?

Saydığımız isimlerin yok olduğunu düşünün. Çocuğunuz birden ders çalışmaya, yüksek notlar almaya ve küfür etmemeye mi başlayacak? Hiç sanmıyorum…

Çocuk yetiştirmenin basit bir iş olmadığını iyi bilen anneler, bunun böyle olmadığını da iyi bilir.

Diğerleri ise üç beş günah keçisi bulup kendisini teselli eder.

Etmeyin!

Şiddetle karşı çıkmak, haksız çıkarılmayı tetikler. Neticede yasak dediğimiz şeyin sonradan ne kadar cazip gelmeye başladığını biliyoruz.

Bir de gereksiz övgü durumu var ki sevesim varsa da birini sevesim gelmiyor.

Geçen gün Ceren Şehirlioğlu, Şeyma bacımız için tam bir fecaat örneği şu cümleyi kaleme almış:

“Erkeklerin paraya, güce, statüye ulaşımının ne kadar içselleştirilerek kabul gören, normal karşılanan bir şey olması onu tartışmayı da güçleştiriyor. ‘Doğal olanı bu’ gibi geldiği için Şeyma’ların zavallı saf erkekleri kandırıp onca emekle kazandıkları paralara çöktüğünü farzetmek kolayımıza gidiyor.”

Öyle yazmış ki (kibarca yazayım) evli bir adamla birlikte olmanın üniversitesini okumuşta hanım kızımız, mezun olmuş, işe girmiş, hak etmiş kazanmış!

Açtığı cafe başarılı olsun (ki inşallah olur, çalışıyor çünkü) kazansın kendi parasıyla gezsin tozsun, onu yaz. Bizim aklımıza başka mevzuları sokup, Şeyma’yı harcayıp (Cidden kadını harcamış aslında) bu dikkat çekme çabası niye?

Kendisi ile çelişmeyi de ihmal etmemiş.

Ceren hanımcığım!

Asıl erkeklerin paraya, güce, statüye ulaşımını içselleştirilerek kabul görenler, Acun’ların peşine düşer. Kabul görmeyenler çalışır, kazanır, mis gibi harcar.

Gençler aptal değil.

İyi ile kötüyü ayırt etmeyi, izlediklerini doğru algılayıp seçim yapmayı iyi bilirler.

Onların dik durmak için bir çift pahalı ayakkabıya değil, dik bir duruşa ihtiyacı var. Ayakkabıyı kendileri de alırlar.

Ha unutmadan

Ceren hanımcığım, Şeyma’ya şey demişsin:

“Bütün kadınlar yüzüne kezzap atılmasını rastgele aklından geçiriverdikleri berbat bir dünyada yaşıyor, bari senin Instagram sayfalarında Ibiza’da, St. Tropez’de ayaklarımızı suya sokmuş gibi huzur buluruz.”

Biz kendimiz gidebiliyoruz canım ya.

Hatta gidecek olanlar şimdi üniversiteye hazırlanıyor.

Bunu bil de.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık