site sol telekom aralık
telekom aralık
  • 18 Eylül 2018, Salı 13:16
Mehmet AĞAR

Mehmet AĞAR

Celal Bayar ve Adnan Menderes’in Şahsında Siyasal ve Toplumsal Muhalefet

Türk siyasi tarihinde bazı simaların; üzerinde oturulup düşünülmesi gerekir. Kendi zamanlarında hangi açığı kapatmışlar? Ya da hangi konjonktürel fırsattan kendileri için siyaset üretip yükselebilmişlerdir? Siyasal muhalefet veya toplumsal muhalefetin öncülüğünü hangi şartlarda, kime karşı yapmışlardır? Bu soruların cevapları, irdelenin zamanın siyaset dünyasını anlamlandırmada oldukça etkilidir. Siyaset sahnesinde her zaman aynı taktik tutmaz. Politikacılar kendi zamanlarını okumada da ve ona göre konum aldıklarında başarı gösterebilirler. Bununla beraber özellikle merkez sağ partilerin başarısının, bazı sabitelerin varlığına bağlı olduğu da tarihsel bir vakadır.

Türkiye’de politikada, bilhassa merkez sağ partiler için,  ilerlemenin her zaman olmazsa olmaz iki unsuru vardır: Birincisi siyaseten tek parti döneminin ana unsuru olan CHP ve türevlerine muhalefet edebilmektir. Çünkü bu ülkenin yarısından daha çok vatandaşı, tek parti dönemi olan CHP' ye karşı tarihsel bir tepki göstermektedir ve bugüne kadar da bu durum değişmemiştir. Darbeler hariç genel manada merkez sağ partilerin iktidara gelmesi bir tesadüf olmasa gerek. İkincisi ise, halkın önemli bir çoğunluğunu kendi etrafında toplayabilecek ve onları belli bir hedef doğrultusunda konsolide edebilen; kendi tabanının yüreğine dokunabilen ve onları mobilize edebilecek, karizmatik ve sevecen bir liderin varlığıdır.  Söz gelimi ideolojik olarak halkta çok büyük karşılığı olduğu halde değil iktidara gelmek; barajı bile aşamayan siyasi parti ve liderler olmuştur.

Türkiye’de çok partili hayata geçiş aşamalarında kurulan yeni partiler siyasal muhalefetin mercii olarak iktidara gelmek şansını yakalayamamıştır. Çünkü kısa süre sonra kapanmışlardır. Bu açıdan Demokrat Parti'nin ve liderlerinin tarihsel olarak Türk demokrasi hayatında önemleri büyüktür. Demokrat Parti'nin kurulması ile beraber Türkiye de tek partili Cumhuriyet rejimi bir daha geri dönmemek üzere tarihe gömülmüştür. Bu bir devrim özelliği taşır. Ancak bir başka önemli nokta ise;  Demokrat Parti’nin, devleti kuran ve 27 yıllık kesintisiz bir iktidarı olan CHP'yi ezici bir çoğunlukla nasıl yendiğidir. Merkez-Çevre ilişkisi açısından da hayli zengin materyal sunan bu konu, Celal Bayar ve Adnan Menderes'in şahıslarıyla bütünleşen siyasal ve toplumsal bir muhalefetin ortaya konması ve doğru zamanda uygun adımın atılması noktasında iyi bir örnektir. Şöyle ki: Milli Şeflik dönemi Türkiye’sinde İnönü’ye karşı; Siyasal olarak, kim olursa olsun desteklenecek bir muhalefet lideri arayışında Celal Bayar bu öncülüğü gerçekleştirebilmiştir. Bu Celal Bayar'ın kim olduğu ya da siyasi deha ve yeteneği ile ilgili olan bir durum değildir. Siyaseten kim olursa olsun anlayışının bir sonucudur. Daha Mustafa Kemal Paşa'nın hayatta olduğu dönemde tohumları atılan İnönü-Bayar çekişmesinin de elbette bu siyasal muhalefet arayışında Bayar lehine bir sonuç getirdiği su götürmez bir gerçektir.

Diğer ikinci noktaya gelirsek: CHP karşısında kısa sürede başarılı olan Demokrat Partinin toplumsal muhalefet liderliğini ise zaman içerisinde Adnan Menderes üstlenmiştir. Naif ve kibar yapısı, mütevazı davranışları ve mahcup yüzlü karakteri, insanları Menderes’e ısındırmıştır. Bununla beraber günün koşullarına göre siyasi hamleleri, entelektüel kişiliği ve kitleleri harekete geçirecek derecede hitabet yeteneği; halkı, Menderes’in arkasında yürümeye sevk eden etkenlerdir. Demokrat Parti'nin başarısı; Bayar'ın siyasal muhalefet; Menderes'in toplumsal muhalefetteki güçlerinin CHP’ye karşı birlik olmuş bir tezahürüdür. Peki, 1946’larda merkezi temsil eden CHP’ye karşı, Celal Bayar ve Adnan Menderes’in liderliklerinde tezahür eden; Demokrat Parti’yi iktidara getiren siyasal muhalefet ve toplumsal muhalefet gerçeği bugün de geçerli midir ve kimin şahsında tecelli etmektedir?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

YAZARLAR

tümü
yukarı çık