site sol telekom aralık
telekom aralık
  • 18 Şubat 2018, Pazar 20:35
Mustafa Kemal ŞAHİN

Mustafa Kemal ŞAHİN

İlahi Adalet

Pelin Çift ve Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in Adalet Ustaları kitabını okuyorum. Türk ve İslam medeniyetinin adil yöneticilerini, olaylarını kıssalar ile anlatmışlar. İki kıssayı sizlerle paylaşmak istedim.

Hazreti Musa bir gün Cenab-ı Hakk’a yalvardı:

- Ey Rabbim! Bana, kullarına uyguladığın adaletini göster, diye dua etti.

Allahü Teâlâ’da,

- Ey Musa! Sen atılgan, cesur ve aceleci birisin; sabretmeye gücün yetmez“ dedi.

Musa (A.S.):

- Senin özel yardımınla sabredebilirim, dedi.

- O zaman filan yerdeki çeşmenin yanına git, çeşmenin hizasında, orayı görebilecek bir yere gizlen; kudretime ve gaybî ilmimde sırlarıma bak, buyurdu.

Musa (A.S.) çeşmenin yakınlarındaki bir tepeciğe çıktı ve kendini gizleyerek çeşmede olacakları gözetlemeye başladı.

Biraz sonra çeşmeye bir atlı geldi. Adam atından indi, abdest aldı, suyunu içti. Kuşağına bağlı ve içinde bin dinar bulunan kesesini çözerek yan tarafına koydu. Namaz kıldı. Sonra, acele ile atına bindi; altın kesesini orada unutarak çekip gitti.

Atlıdan sonra çeşmeye küçük bir çocuk geldi; çeşmeden su içti, o esnada altın kesesini gördü, onu alarak gitti.

Çocuktan sonra çeşmeye ihtiyar ve kör olan bir adam geldi; su içti, abdest aldı ve namaz kıldı. O sırada atlı, altın kesesini düşürdüğünü anlayınca geri döndü. Çeşmenin yanında ihtiyar kör adamı görünce hemen yakasına yapışıp ona:

“Ben burada az önce bir para kesesi düşürdüm; kesemi bana ver! Çünkü buraya senden önce başka birisi gelmedi!” dedi. İhtiyar kör:

”Baksana ben yaşlı ve kör birisiyim! Nasıl olur da senin keseni görebilirim?” dedi. Atlı, yaşlı adamın sözüne inanmadı, kızdı; kılıcını çektiği gibi adamı orada öldürdü. Yaşlı adamın üzerinde kesesini aradı ama bulamadı. Atına binip tekrar yoluna koyuldu. Musa (A.S.) o an daha fazla dayanamayarak:

“Ey Rabbim! Sabrım tükendi. Ben biliyorum ki sen en adilsin. Acaba bu gördüğüm şeylerin aslı nedir?” dedi. O esnada Cebrail (A.S.) geldi ve şöyle dedi:

“Ey Musa! Allah (C.C.) şöyle buyuruyor: ‘Ben senin bilmediklerini ve bütün gizlilikleri bilenim. Gördüklerine gelince:

- Keseyi alan küçük çocuk, hakkını ve kendisine ait olan malı aldı. Onun babası bu atlı adamın yanında ücretle çalışan bir işçiydi, ama parasını alamamış, alacakları birikmişti. İşte bu altınlar onun hakkıdır. Bu ihtiyar ise kör olmadan önce atlının babasını öldürmüştü. Bu da onu öldürerek (benim katımdaki) kısası uyguladı. Gördüğün gibi her hak sahibi hakkına kavuştu. Benim adaletim çok gizlidir.”

Allahü Teala zalime mühlet veriyor ama ihmal etmiyor. Zulmeden mutlaka cezasını alıyor. Eğer ceza ahirete kalırsa daha da zor işimiz. Bu konudaki güzel bir hikâyeyi aktarayım:

Yaşlı başlı bir şeyh efendi çok güzel bir atla yol alıyormuş. Bu sırada yanına yaklaşan genç bir adam beraber yolculuk yapıp yapmayacaklarını sormuş. “Olur evlat, sohbet ederek gideriz” demiş yaşlı şeyh. Yolda, genç bir ara şöyle bir soru yöneltmiş:

“Efendim insan bir suç, kusur işleyince Cenab-ı Hak onun cezasını hemen mi verir?”

Şeyh efendi, “Evlat! Cenab-ı Hakk’ın adaleti öyledir ki hiç bir suçun cezasını hemen vermez. Ama sonunda mutlaka o işin cezasını çeker” diye cevap vermiş.

Bu sözler üzerine genç rahatlamış. Zira genç hırsızlık yapan biriymiş. Şimdi de şeyh efendinin güzel atına gözünü dikmiş. Bir müddet daha gittikten sonra şeyh efendi, “ Evlat! Vakit girdi. Ben şurada namazımı kılayım” deyince genç, “Tabii efendim, ben sizi de atınızı da beklerim” demiş. İhtiyar şeyh namaza durduktan bir iki dakika sonra genç de atı kaçırmak niyetiyle üzerine atlamış. Ancak bir iki adımdan sonra at, adamı şiddetle yere savurmuş ve tekrar zor bela yakalayıp üzerine binmiş. At, bir kez daha adamı üzerinden atmış ve o da perişan bir halde kendini toparlarken şeyh de selam verip namazdan çıkmış. Genç hırsız büyük bir hışımla şeyhin üzerine yürüyerek “Yaşından başından utan yalancı adam. Hani Cenab-ı Hak suçun cezasını hemen vermezdi, nedir bu halim?” diye bağırınca, şeyh efendi gayet sakin bir şekilde, “Evlat bu ta bilmem ne zaman işlediğin suçun cezasıdır. Dur bakalım buna henüz sıra gelmedi” demiş.

Hadi bakalım, başımıza gelen olayları, suçu başkasına atmadan, başkalarının aldığı cezaları düşünmeden kendimize bakarak, şapkamızı önümüze koyarak düşünelim. Adalet hepimize, herkese lazım. Zulüm ile kimse abat olamaz. Herkes, hepimiz cezamızı bu dünyada veya ahirette alacağız.

Kalın sağlıcakla...

 

 KULA BELA GELMEZ HAK YAZMAYINCA

 HAK BELA YAZMAZ KUL AZMAYINCA

 HAK KULDAN İNTİKAM KUL İLE ALIR

 DİN İRFAN BİLMEYEN BUNU KUL ETTİ SANIR.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ahmet ahmet 19.02.2018 17:27

güzel yazı ellerinize sağlık

SON DAKİKA HABERLER

YAZARLAR

tümü
yukarı çık