• 20 Ocak 2017, Cuma 15:29
Salih  BÖLÜKBAŞI

Salih BÖLÜKBAŞI

Karneler Alınıyor, Kızılcık Sopaları Hazır mı?

Ve büyük gün geldi çattı. Eğer notların kötü ise okulun son günü okula zorla giderdin. Soğuk havada sınıfa girersin ve herkes tatilde ne yapacağını anlatır. Sıranda öğretmenini beklersin ve karneler dağıtılır. Sen elinde 3 bilemedin 11 zayıfla evin yolunu tutarsın. Tabi o yolda hayal gücünü kullanarak akşama evde neler olacağını düşünürsün. 15 günlük tatilin nasıl başlarsa öyle biteceği aslında az buçuk bellidir.

Kamu ne kadar sömestr tatili desede biz onu 15 tatil olarak bildik lakin hiç sevmedik. Neden mi? Çünkü süre kısadır. Kimse karnedeki zayıfları unutmaz 15 günde. O yüzden bütün çocuklar 3 aylık yaz tatilini daha çok sever. Hatta biz büyükler bile okulu bitirip işte çalışmaya başlasakta çocukluktan kalma heyecan olarak yaz tatilinin gelmesine çok seviniriz. 

15 tatil geldi çattı. Bir çok çocuk karne günü eve korkarak giderdi. Ya dayak korkusu, ya ceza korkusu ya da ezilme ve tartaklanma korkusu vardı. Aslında 15 tatilde her çocuğun evde bekleyen oklavası, soba demiri, kemeri veya babasının eve getirdiği kızılcık sopası ile dayak yeme korkusu vardı. Evet kızılcık sopası, şaşırmayın bunların hepsini yaşadık küçükken. Ama şimdi öyle mi?  anne babalar bilinçlendi. Dayakla adam edilmeyeceğini anladılar. Psikolojik danışmanlara başvurdular ve takdir alanla almayan arasında ayrım yapılmaması gerekildiğini öğrendiler. Çocuklarınızı gücendirmeyin çocuklarınızın başarısını/başarısızlığını başka çocuklarla karşılaştırmayın. Takdir alan çocuğunuza bisiklet alıp takdir almayan çocuğunuza hiçbir şey almamak takdir almayan çocuğunuzun üstünde oluşturacak tramvayı düşünebiliyor musunuz? Çocuklarınızı bir denek faresi gibi bu pedalı çevirirsen peynir ağzına düşer ve bu senin ödülün olur; eğer pedalı çevirmezsen sana peynir yok fikri ile yetiştirmeyin.

Zayıf bir karnenin sorumluğu sadece öğrenciye yüklenmemelidir, çünkü çocuğun okuldaki başarısı aileden aldığı eğitime de paraleldir. Eğer çocuk zayıf bir karne getirdiğinde suçlamak yerine ona her ne olursa olsun her koşulda yanında olduğunuzu belirten anlayışlı ve sevgi dolu bir tavırla yaklaşırsanız ikinci dönemde notlarını yükselmesi için çocuğunuzu yüreklendirmiş olursunuz.

Çocuğun okuldaki başarısını belirleyen pek çok neden vardır. Aileler çocuklarına kendi başlarına birey olduklarını hissettirmeli ve yaşadığı sorunları küçümsememelidir. Eğer çocuğunuz başarısız bir karne getirdiyse bunun altında yatan nedenlerin araştırılması gerekir. Ailede yaşanan sorunlar, çocuğun kendine ait bir çalışma odasının olmaması, arkadaş çevresi, öğretmen öğrenci ilişkisi, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, programsızlık, depresyon ya da çocuğun ailesi ile paylaşamadığı sorunlar kötü karnenin nedenleri arasında yer alabilir. Başarısızlığının kaynağının doğru saptanması ve çözüm yolları için çaba sarfedilmesi gerekir. Bu konuda, okuldaki rehber öğretmenle ya da bir uzmanla çeşitli metotlar geliştirerek öğrencinin başarı düzeyini artırmaya odaklanılmalıdır. Aileler çocukları karşısında iyi bir dinleyici olmalıdır. İyi bir karne getiren öğrenciyi ödüllendirirken abartıdan uzak durulmalıdır. Çocuğun büyük hediyeler için değil, geleceği için çalışması gerektiği öğretilmelidir.

Son olarak çocuk eğitiminde Peygamber efendimiz Resul-i Ekrem (s.a.v)  şöyle buyurmuştur:

"Çocuklarınızı iyi eğitin ki yüce Allah sizleri affetsin.”

"Çocukları sevin, onlara karşı şefkatli olun, onlara verdiğiniz sözü harfiyen yerine getirin; çünkü çocuklar, sizin onlara rızk verdiğinizi sanırlar.”

"Akıllı insan, nasihat ve öğütle; hayvanlar ise ancak dayakla eğitilir.” gibi bir çok hadisinde öğüt vermiştir.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık