• 25 Şubat 2017, Cumartesi 21:34
SevdaTÜRKÜSEV

Sevda TÜRKÜSEV

Darbelerin Ülkesi Değil “DEMOKRATİK” Bir Türkiye!

Özellikle 2007’den sonra hızla ilerleyen bir Türkiye’ye bakınca üzerimize oynayan oyunlar olmasaydı şu anda dünya üzerinde belki de en büyük güçlerden birisi olurduk demek yanlış olmaz.

Evet 28 Şubat darbesinin yıldönümü geldi...

Bu ülkenin demokrasi ve özgürlükler adına tarihine bir ayıp olarak yazılmış o günlerin yıldönümü. Hemen hepimizin ailesinde 28 Şubat mağduru özellikle kadınlarımız vardır. Aklıma rahmetli ablamın ve kuzenlerimin tesettürlü oldukları için eğitim haklarının elinden alınması geliyor. Hemen hepsi ortaokul, liseyi dışarıdan okumak zorunda kaldılar. Sen eğitime önem veriyoruz de ama sonra özellikle kız çocuklarını toplumdan dışla. Orduevlerinden içeri alınmayan, oğlunun yemin törenine gidemeyen analar, hastanelerde başörtülü kadınlara yapılan eziyetler ve daha birçok olay!

Hepsini tek tek yazmaya gerek yok çünkü hepimizin hafızasında acı bir tarih olarak yer aldı. Yıllarca insan hakları, özgürlükler, inanç özgürlükleri adına bu yolda bir çok bedel ödendi ve herkes kendi çapında bir mücadele verdi. Ve şimdi bugün çok daha özgür bir 28 Şubat sabahına-sabahlarına uyanmanın özgür ve demokratik bir Türkiye için ne anlama geldiğini artık hepimiz anlıyoruz.

Yeni anayasanın bu bağlamda ne kadar önemli olduğunu 28 Şubat’ları, 12 Eylül’leri hatırlayınca bir kez daha anlıyoruz. Milletin yani ülkenin yıllardır önünü kesenlerin bugün yeni anayasaya karşı çıkma nedenleri sadece ve sadece Türkiye’nin önünü kesmekten başka bir şey değildir.

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zaten güçlü ve istediğini yapıyormuş diyerek yeni anayasaya ne gerek var” diyenlerin millet tarafından neden sandığa gömüldüğünü anlamak zor değil...

Ne sayın Cumhurbaşkanı ne de herhangi bir başka kişi baki değil, fani! Sayın Cumhurbaşkanı tek adam olmak için yola çıkmış olsaydı bunca mücadeleye girmesine gerek yoktu!

Millet zaten seviyor, arkasında ve güçlü bir lider olarak dik duruyor. Fakat konu tek adam olmak değil Türkiye’nin yarınları için bugün sağlanmış olan özgürlüklerin yasalarla bağlanarak istikrarın teminat altına alınmasıdır. Bunu dahi anlayamayacak kadar sığ düşünen bir zihniyetin “hayır”ları bu milleti tatmin etmez...

Bugün yani anayasaya “hayır” diyenler bedel ödemedikleri için bedeli ödeyen milleti hiç bir zaman anlamadılar, anlayamazlar. Emin olun,  15 Temmuzu dahi henüz idrak edemeyen bazı kişiler, 28 Şubat, 12 Eylül darbe ve darbe girişimleri gerekli ve olmalıydı kafasındalar.

15 Temmuz bu ülkenin dönüm noktasıdır...

Ülke 15 Temmuz’da kaç parçaya bölüneceği belli olmayan bir felaketin ucundan döndü...

Ha bire ülke bölünecek diyen zihniyelere karşı millet ülkeyi bölmek isteyenlere karşı böldürmedi, dağılacak olanı topladı ve inancıyla dimdik ayakta kaldı...

Ve tüm dünyaya, bölmek isteyenlere karşı toplanma, birlik olma nasıl olurmuş gösterdi...

Tabi malumlar vazgeçer mi?

Hayır!

 

Hürriyet gazetesi “KARARGÂH RAHATSIZ” manşetiyle bir haber yaptı...

Bu manşet ve bu haberle seçilmiş Cumhurbaşkanına hükümete ve millete, aba altından sopa mı göstermek istemişler acaba?

Yeni bir darbe çığırtkanlığı mı yapılıyor!

Bu manşet, bu haber, bu haberi yapanlar, bu haberi yaptıran her kim ve kimler ise şunu unutmamalılar...

Bu millet 15 temmuzda bütün korkularını yendi ve bu millet 28 Şubat’ları, 12 Eylül’leri, 15 Temmuz’ları elinin tersiyle itti.

Şimdi özgür ve demokratik bir Türkiye olma yolunda hep birlikte ilerliyoruz.

Sandığa millete güvenmeyenlerin darbelerden medet ummaya devam ettiğini görüyoruz. Ne tesadüftür ki bir de bu manşet ve haber 28 Şubat yıl dönümünden 3 gün önce yapılıyor.

PEK BİR TESADÜF OLMUŞ(!)

Çoookkk...

 

Gazete manşetleriyle düşürülen hükümetleri de unutmadı bu millet!

Alışkanlıklarından vazgeçemiyorlar...

Aynı tas aynı hamam!

Haberi yapan Hande Fırat’ın 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanına canlı bağlanması güzel bir gazetecilik başarısıydı lakin bu görevi ona bırakan diğer ajanslar bu gazete manşetinin altında kalmış oldu.

 

Acaba o gece darbe başarılı olsaydı Hande Fırat nereye bağlanacaktı?

“Karargâh” olabilir mi?

Artık yorum sizin bayanlar baylar...

Şu dönemde, bu gazete manşeti bile bu milletin neden “evet” demesi gerektiği için yeterli bir sebep...

Neden diyoruz: unutmayacağız, unutturmayacağız, unutursak tekrar yaşarız...

Hiç bir manşet ve haber tesadüf değildir!

Evet: Başbakan Binali Yıldırım Referandum kampanyası startının verildiği konuşmasında güçlü ve birlik içinde bir Türkiye’yi en iyi şekilde anlattı... Başbakan Binali Yıldırım’ın Ak Parti teşkilatlarına  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın selamını getirdiği ve bu davanın lideri olduğunu onun emanetini en iyi şekilde koruyacaklarını söyledi...

Evet, bu davanın ve özgür Türkiye’nin öncüsü, lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Başta belirttiğim gibi konu tek adamlık olsa Recep Tayyip Erdoğan ne yeni anayasa ile uğraşır ne de bu kadar çaba sarf ederdi...

Gerçekten umursamaz keyfine bakar benden sonrasından bana ne der geçerdi!

Fakat konu vatan, millet ve ülkenin gelecek nesillere güçlü bırakılması olduğu için bugün Cumhurbaşkanı meydanlarda ve bu kadar çaba sarfediyor.

Evet; neden “evet” demesi gerektiğini bilen bir milletin karşısında neden “hayır” dediğini fakat Ak parti ve Cumhurbaşkanı işin içinde varsa sonuna kadar “hayır “ derim diyen bir zihniyetin neden yıllarca siyaset aranasında patinaj çektiğini anlamak zor değil...

Hoş! Hadi bize “yandaş” diyorlar da CHP’nin kampanyası için getirdiği ünlü Şili’li reklamcı   Francisco Garcia Ferrada “Bir haftadır buradayım ve ‘hayır’ın ne önerdiğini anlamış değilim” dedi...

Sayın reklamcı takma kafanı: zaten onlar da neden hayır dediklerini bilmiyorlar!

Hani bir konuda bizden birileri açıklama yapınca dikkate almazlar ama “İngiltere’de, ABD’de yapılan bir araştırmada” denildiği zaman hemen dikkate ve ciddiye alırlar ya!

Hadi bize inanmıyorsunuz da bak kendi referandum kampanyanız için getirdiğiniz kişi bile sizin neden “hayır” dediğinizi anlayamamış. Hadi onu da geçtim bir haftada bir kişiye nedenlerini anlatamadığınız bir konuyu milyonlarca seçmene nasıl anlatacaksınız!

Aslında cevap çok basit: sonuna kadar “kayıtsız şartsız muhalefet” mantığının bir açıklaması olmadığı için ne reklamcısı ne de milleti anlar...

Çünkü düşünen ve üreten beyinler söylenenlere değil normal yaşamın içinde yapılanlara ve yaşadıklarına bakar!

28 Şubat’ı ve en son 15 Temmuz’u yaşamış bu millete söylemlerle değil hizmetle, mantıkla, akılcı mazeretlerle gelmeniz lazım.

Bu millet 15 Temmuz’da öldü be kardeşim öldü!

Gazi oldu!

Canını ortaya koydu!

Siz hala “darbe anayasası ile yola devam edelim, nesi varmış mevcut anayasanın” diyorsanız kimse sizi ciddiye almaz. İşte böyle elin reklamcısı da size bir anlam veremez...

Eee...Aklın yolu bir!

15 Temmuz gecesi tankları alkışlayanları da unutmadı bu millet!

Sonra millet neden yeni anayasaya  “evet” diyormuş!

15 Temmuz gecesi milletin vergisi ile alınan milletin silahını, millete çeviren asker görünümlü teröristleri de unutmadı bu millet!

Sonra millet neden yeni anayasaya “evet” diyormuş!

Bu millet 28 Şubat mağdurlarını, tel örgü arkasından evladının yemin törenini izleyen, gözyaşı döken anaları da unutmadı!

Sonra millet neden yeni anayasaya “evet” diyormuş!

Bu millet 12 Eylül darbesinde idam edilen Mustafa Pehlivanoğlu, Erdal Eren’i ve “bir sağdan bir soldan astık, adalet olsun, diye.” diyen Kenan Evren’i de unutmadı!

Sonra millet neden yeni anayasaya “evet” diyecekmiş...

Bu millet seçilmiş Başbakan “Adnan Menderes’in” idam edildiğini de unutmadı!

Sonramillet neden yeni anayasaya “evet” diyormuş!

Bu millet bu ülkede ezanına, anasının bacısının başında ki örtüye  el dil uzatanları da unutmadı!

Sonra millet neden yeni anayasaya “evet” diyormuş...

Bu millet namaz kılıyor diye ordudan atılan, ekmek parası için pazarda gözleme satan subayları ve onlarla dalga geçendiğerlerini unutmadı!

Sonra millet neden yeni anayasaya “evet” diyormuş...

Ve bu Sevda Türküsev, 13 yaşında, 12 Eylül sonrası evinde mevlit okunuyor diye evi polislerce basılıp babasının, evdeki misafir bütün erkeklerin günlerce hapis edildiği günleri de hiç unutmadı... Çocuk hafızasına öyle bir kazındı ki o korkunç gece son nefesine kadar unutmayacak.

Sonra Sevda ve Sevdalar, Ayşeler, Ahmetler, Fatmalar, Ali’ler neden yeni anayasaya “evet” diyormuş ha!

Bu millet tüm bunları unutursa zaten biter!

Unutmadı, unutmayacak, unutturmayacak!

Evet: bu millet “EVET” diyerek işte tüm bunlara “HAYIR” diyor...

Millet tüm haksızlıklara, zulümlere vereceği “EVET” kararı ile kocaman bir “HAYIIIIRRRR” diyecek...

Çünkü millet bedel ödemiş bir millettir...

Nerden nereye!

Darbelerin ülkesi Türkiye’den demokratik bir Türkiye’ye...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık