• 07 Aralık 2016, Çarşamba 13:35
UğurÇELİK

Uğur ÇELİK

Abdülhamit Han Mı, Mustafa Kemal Mi?

Türkiye’de bir yere bir isim verilirken rastgele verilmediğini ve her isimin ya içeriye ya da dışarıya bir mesaj niteliğinde olduğunu Yavuz Sultan Selim isminin verildiği köprüyle alakalı yazımda  belirtmiştim. Yavuz isminin Osmanlı’nın ondan önceki padişahlarının aksine yönünü doğuya dönmesi noktasında ayrıldığını ve bu dönemde bu denli ön plana çıkışının Türkiye’nin dış politika tercihleri ile uyumlu olduğunu ayrıntılı bir şekilde kaleme almıştım.

Bugün de uzun süredir yapımı süren ve adını Avrasya Tüneli olarak bildiğimiz iki yakayı denizin altından Marmaray’dan sonra bir kez daha ve arabalar için kavuşturacak olan önemli bir girişimin adını tartışıyoruz.

Tartışıyoruz diyorum çünkü bunun için fırsat kolluyoruz adeta….

Son derece demokratik bir anlayışla ismin halk tarafından belirlenmesi girişimini ayakta alkışlamakla beraber aday isimler hususunda dikkat edilmemiş olunması beni rahatsız etti.

Sosyal medyada yapılan oylamalar sonucunda iki isim dikkat çekiyor.

Mustafa Kemal Atatürk

Sultan Abdülhamit Han….

Bu iki isimin ön plana çıkışı şaşırtıcı değil. Çünkü bu isimlerden Abdülhamit han Osmanlı son döneminin anti-emperyalist mücadelesinin lideri konumundaydı. Mustafa Kemal ise Osmanlı’nın artık yıkıldığı bir dönemde yine anti-emperyalist mücadele ile ön plana çıkan  ve Türkiye’nin temellerinin atılmasında  lider konumunda olan kişiydi.

Ancak bu iki insan yakın tarihimiz boyunca hep düşman olarak algılandı ve bu insanların konusu açıldığında toplum ikiye bölündü. Saçma bir vaziyette. Saçma diyorum çünkü; bu tarz bir düşünceye sahip olan kişiler tarihi bir bütün olarak göremeyen, bir olayın neden gerçekleştiğini bilmeden yorum yapan kesimlerdir. (BASİT BİR TARİH SORUSU yazımda kendinizi test edebilirsiniz)

Esas konumuza gelirsek tekrar; bu iki isim Türkiye’nin büyük bir mücadele verdiği böyle bir dönemde ön plana çıkacak elbet bu gayet normal bir durum. Ancak halkın bu konularda  bölünme riskinin ortadan kaldırılması gerekir ve iki ismin de projenin dışında tutulması sağlanmalıdır.

Çünkü; şuan sosyal medyada; bir yandan Sultan Abdülhamit’in baskıcı, diktatör, şeriatçı, gerici olduğuna dair hakaretler dönerken, diğer taraftan Mustafa Kemal’in Osmanlı değerlerini  yıkan, dine düşman olan, putlaştırılmış bir kişilik olduğu yönünde hakaretler dönüyor.

Türkiye’nin şu yaşadığı sıkıntılı süreçte bu tarz tartışmmalara girmesi büyük bir enerji kaybıdır. Bu sebeple bir an evvel bu kin ve düşmanlığın sonlandırılması ve milletin anlamsız bir yarış içerisine çekilmesinden vazgeçilmelidir.

Projeye tarihimizde önemi çok büyük değerlerden başka kişilerin adları sunulabilir bu aşamada. Bana kalsa Avrasya bile yeterli ama neyse….

Uzun vadede ise tarih eğitiminin gözden geçirilmesi gerekir. Bunu da not düşmek gerekiyor. Tarih neden-sonuç ilişkisidir. Hiçbir tarihi şahsiyet kafasına göre birden keskin değişiklikler yapamaz hepsinin bir evveliyatı vardır. Bu bilinçle bir tarihi bakış açımız olmalı…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


SON DAKİKA HABERLER

yukarı çık