Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) Ankara’da Olması Gerekmez mi?

Adli Bilimciler Derneği Başkanı Prof.Dr. İ.Hamit Hancı, İstanbul'da olan Adli Tıp Kurumu hakkında yaptığı açıklamada, "Gelin bu yanlıştan dönelim. Bu güzide kurumumuzun yuvasına Başkentimiz Ankara’ya dönmesini sağlayalım" dedi.

BSHA / – Ankara – Prof.Dr.İ.Hamit Hancı, şu açıklamayı yaptı;

Hep insanlara değil ya, bu gün bir dairemizin kurumsal otopsisini yapalım. Adli Tıp Kurumu (ATK)

Merak etmeyin Kurum ölmedi sadece daha iyi çalışması için inceleme yapıyoruz.

Aslında otopsiyle ilgili benzer kavramları daha önce ekibimizle birlikte “Psikolojik Otopsi, Kavramsal Otopsi” gibi isimlerle çalışmıştık.

Amacımız daha iyi hizmet veren bir ATK yapılanması.

Önce Adli Tıp Kurumu nedir kendi sitesinden bakalım (https://www.atk.gov.tr). Kökü çok eskilere dayanan bir yapı .Kökleri 1839 yılında Sultan II. Mahmut tarafından Galatasaray’da açılan Mekteb-i-Tıbbiyye-i Şahane’de ilk defa Tıbb-ı Kanuni (Adli Tıp) dersleri verilmesine dayanıyor.

Not: O tarihlerde başkent İstanbul . İstanbul için resmi belgelerde ve paralarda en yaygın olarak Kostantiniyye ismi kullanılıyor. Bunun yanı sıra Dersaadet: “Saadet kapısı” , Asitane / Asitane-i Aliyye: “Büyük eşik” veya “devletin başı” ,Payitaht: Doğrudan “tahtın ayağı” yani başkent gibi isimlerle de anılıyor.

1857 yılında Sultan Abdülmecid tarafından verilen bir fermanla içinde Tıbb-ı Adli İşleri Encümeni de bulunan “Meclis-i Umur-u Tıbbiyye-i Mülkiye ve Sıhhiyye-i Umumiyye Teşkilatı” kuruluyor. Bu teşkilat daha sonra 1915 tarihinde kurulan Sıhhiyye Nezaretine (Sağlık Bakanlığı) bağlanıyor.
1917 tarihinde 225 sayılı kanunla bugün Adalet Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteren Adli Tıp Kurumunun temelleri atılıyor. Adliye Nezareti (Adalet Bakanlığı) Teşkilatı içinde bugünkü anlamda bir kurum olarak Tıbb-ı Adli Müessesesi ve Meclisi kuruluyor.
1982‘de 2659 sayılı kanunla büyük ölçüde bugünkü organizasyon yapısına kavuşuyor.
Adli Tıp Kurumu Kanunu, kurumun modernleştirilmesi, görev alanının genişletilmesi ve kurumsal yapısının güçlendirilmesi amacıyla değişime uğruyor.
19 Şubat 2003 tarihinde TBMM’de kabul edilen yasa, **4810 sayılı “Adlî Tıp Kurumu Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun”**.

Bu kanunun alt komisyon çalışmalarına davet edilmiş, katkıda bulunmuştum.

2000 li yıllarda yine bazı yasal düzenlemeler yapılıyor.

MERKEZ İSE HEP İSTANBUL….

Kurum, bünyesindeki Şube Müdürlükleri, ihtisas Daireleri ve İhtisas Kurullarıyla adalete bilirkişi olarak hizmet veriyor.

Yalnız İhtisas Kurulları ve diğer üst kurullar sadece İSTANBUL da..

Kurumun alt yapısı ve bilimselliğine sözümüz yok. Özerklik konusunu daha önce TATA (Türkiye Adli Tıp Akademisi) makalemizde ele almıştık.

Şimdi başka bir konuyu “herkesin bildiği ama dile getirmediği” ele alalım.

Bilindiği gibi Anayasamızın 3. maddesinde “Türkiye Devleti’nin… başkenti Ankara’dır” denilmekte. Ayrıca 4. maddesine göre, 3. maddedeki bu başkent hükmü değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.

Bu nedenle ülkemizin can damarı olan kurumlar Cumhurbaşkanlığı, Bakanlıklar, Genel Kurmay Başkanlığı, Yüksek Mahkemeler, Hâkimler Ve Savcılar Kurulu, İstihbarat Kurumları ve Bakanlıklara Bağlı Genel Müdürlüklerin merkezleri hep Ankara’da..

Bir iki istisnai durum var. Örneğin
Sağlık Bakanlığı Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü,
Ulaştırma Bakanlığı Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü,
Türkiye Denizcilik İşletmeleri AŞ Genel Müdürlüğü merkezleri İstanbul’da.

Bu bile normal değil.
Diyeceksiniz ki “Ankara’da deniz yok ondan İstanbul’da” Eee bu mantıkla Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik gibi kurumların merkezlerini demi İstanbul’a nakledelim

Neyse bu ayrı bir konu.
Biz gelelim Adli Tıp Kurumuna
Adalet Bakanlığının merkez teşkilatı ve tüm ana hizmet birimleri (genel müdürlükleri) ANKARA’da bulunmakta.
Ceza İşleri Genel Müdürlüğü,Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü, Mevzuat Genel Müdürlüğü, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü, Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü v.s

Bakanlığın genel müdürlükleri dışında kalan Teftiş Kurulu, Strateji Geliştirme Başkanlığı veya bağlı kuruluşlar, (Adli Tıp Kurumu gibi) da durum ne.

Adalet Bakanlığımızın sitesinden görüyoruz ki tüm Genel Müdürlükler gibi Teftiş Kurulu, Strateji Geliştirme Başkanlığı da Ankara merkezli.

Şimdi esas konuya gelelim. Adalet Bakanlığı’nın bağlı kuruluşu olan ve Başkanlık düzeyindeki bir kurumun merkezi İstanbul…

Hani Adli Tıp Kurumunun deniz manzaralı bir şehirde olması gerekir diye bilimsel bir destek yok. Peki sebebi ne ola ki.

Tabi bu durum günümüzün değil çok eski tarihten beri bilinen bir durum..

Ve sadece merkezde bulunan İhtisas Kurulları, Üst Kurul ve Genel Kurul da bilirkişi mantığına uyumsuz olarak tek yerde. İtiraz halinde C.Savcısı ve Hakimlerimizin başvuracakları eşit düzeyde bir Kurullar bütünü yok.

Gelin bu yanlıştan dönelim. Bu güzide kurumumuzun yuvasına Başkentimiz Ankara’ya dönmesini sağlayalım.

Aman aklınıza yanlış şeyler gelmesin. Bir beklentim yok. 20 yıllık Ankara görevimin ardından 6 yıla yakındır İzmir de yaşıyorum.

Ama ANKARA benim içinde ve inanıyorum ki sizler içinde değişmez başkentimiz ve hakkı kendisine teslim edilmelidir.

Haberleri