Bayrak, İstiklal ve Atatürk: Sembol ile İlkenin Ayrılmazlığı

Bayrak, İstiklal ve Atatürk: Sembol ile İlkenin Ayrılmazlığı

Eğitim İş İzmir 3 Nolu Şube Başkanı Barış Düdü, 'Bayrak, İstiklal ve Atatürk: Sembol ile İlkenin Ayrılmazlığı' konulu bir açıklama yaptı.

“Atatürksüz bir İstiklal ve Onun İlkelerinden Yoksun Bir İstiklal, Tarihsel ve Düşünsel Olarak Mümkün Değildir”

“Bir milletin varoluş serüveni, yalnızca toprak üzerinde kurulan egemenlikten ibaret değildir. O serüven; ortak hafıza, değerler bütünü ve geleceğe dair kolektif bir düşünce ile anlam kazanır. Bu bütünün en görünür ve en güçlü sembollerinden biri bayraktır. Bayrak, bir milletin bağımsızlığını, onurunu ve iradesini temsil eder. Ancak bayrağın anlamı, onu göndere çeken tarihsel iradeden ve o iradeyi şekillendiren kurucu değerlerden bağımsız düşünülemez. Türkiye Cumhuriyeti özelinde bu gerçeklik, Atatürk ve onun ilke ve devrimleriyle somutlaşır. Atatürksüz bir istiklal ve onun ilkelerinden yoksun bir istikbal, tarihsel ve düşünsel olarak mümkün değildir”

İstiklal Anlayışı

“Türk bayrağı Kurtuluş Savaşı’nın yokluklar içindeki direnişini, emperyalizme karşı verilen eşsiz mücadeleyi ve “ya istiklal ya ölüm” kararlılığını temsil eder. Bu kararlılığın mimarı ve önderi ise Mustafa Kemal Atatürk’tür. Dolayısıyla Türk bayrağının anlamı, Atatürk’ün önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinden ayrı düşünülemez. Bayrağı kutsal kılan, onu taşıyan milletin bağımsız yaşama iradesidir; bu irade de Atatürk’ün siyasal, askerî ve düşünsel liderliğiyle vücut bulmuştur.
İstiklal kavramı yalnızca yabancı bir gücün ülkeden kovulması anlamına gelmez. Gerçek bağımsızlık; siyasal, ekonomik, hukuki ve kültürel alanlarda kendi kararlarını alabilme yeteneğini gerektirir. Atatürk’ün “tam bağımsızlık” vurgusu tam da bu noktada belirleyicidir. Kapitülasyonlardan arınmış bir ekonomi, çağdaş hukuk sistemi, laik ve bilimsel eğitim, kadın-erkek eşitliği gibi devrimler, bayrağın temsil ettiği bağımsızlığın içini dolduran somut adımlardır. Bu ilkelerden koparılan bir istiklal anlayışı, sembolü yaşatıp özü boşaltmak anlamına gelir”

“Bayrak, istiklal ve istikbal arasında kopmaz bir bağ vardır”

“İstikbal ise yalnızca gelecekte var olmak değildir; nasıl bir gelecekte, hangi değerlerle var olunacağı sorusunun cevabıdır. Atatürk’ün “en büyük eserim” dediği Cumhuriyet, bu istikbal hedefinin adıdır. Cumhuriyet; aklın ve bilimin rehberliğini, yurttaşlık bilincini ve hukukun üstünlüğünü esas alır. Atatürk ilke ve devrimleri, Türkiye’nin çağdaş dünyada onurlu bir yer edinmesi için çizilmiş bir yol haritasıdır. Bu ilkelerin dışlandığı bir gelecek, bayrağın temsil ettiği bağımsızlığı sürdürülebilir kılmaz; çünkü değerlerinden kopmuş bir devlet, zamanla iradesini de yitirir. Sonuç olarak bayrak, istiklal ve istikbal arasında kopmaz bir bağ vardır. Türk bayrağı, yalnızca geçmişte kazanılmış bir zaferin hatırası değil; Atatürk’ün işaret ettiği çağdaş, bağımsız ve onurlu yaşam idealinin sembolüdür. Atatürksüz bir istiklal söylemi, tarihsel gerçekliği inkâr etmek; onun ilkelerinin yer almadığı bir istikbal anlayışı ise geleceği köksüz bırakmaktır. Bayrağa gerçek saygı, onu göndere çeken iradeyi ve o iradenin dayandığı ilke ve değerleri yaşatmakla mümkündür. Çünkü semboller, ancak anlamları korunduğu sürece ayakta kalır. Yarın okullarımızda karneye koymadığınız Türk Bayrağını şerefle yakamızda taşıyacağız ancak yanında karneye koymadığınız, müfredattan eksilttiğiniz, genelgenize yazamadığınız baş öğretmenimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün resmiyle birlikte” (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)